lost

entry4257 galeri
    1029.
  1. s4e8 ile şaşkınlık yaratmış dizidir. evet, zorunlu ve hiçbir şeye benzemeyen tanımımızdan sonra spoiler içeren satırlarıma geçiyorum* bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben bilmiyordum, vay efendim ben görmedim demeyiniz çok rica ederim.

    --spoiler--
    bu bölüm özellikle asrın döneği michael odaklı olmuştur. devamında michael denen ipnenin yaptığı döneklik ile vicdani rahatsızlığı da gözümüze gözümüze sokulmuştur. bu rahatsızlık zamanla michael'ı ben'in nasıl casusu olduğunu da açıklar niteliktedir. önce ana lucia'yı daha sonra libby'i öldüren michael bu vicdani yükü şimdi ben'in casusu olarak hafifletmeye çalışır. birde tabi tam bu noktada michael'ın libby'i görmesi gibi bir hadise var. bu bir tür yanılsama mıdır, yoksa önceki bölümlerde akıl hastanesinde charlie'yi gören hurley vakası gibi bir şey midir henüz bilmiyoruz.
    ya bi de o değilde dizide fazlasıyla mantıklı açıklama isteğiyle yanıp tutuşan ben; iş her metafiziğe bağlandığında lost'a olan beğenimi kaybediyorum. şu zamanda kayma hadisesi yine iyi kıvırıldı lakin şimdi de bu "ada ölmene izin vermiyor" tarzı açıklamalar bendenizi pek memnun etmiyor. tabi ben yinede her şeyin sonunda hala mantıklı bir açıklama bekliyorum, o ayrı.
    onu geçtim, ben widmore amcayı buradan tebrik ediyorum. kendisi azimle sıçan taşı deler ifadesinin bana göre vücut bulmuş halidir. sahte uçak enkazı içindeki ölüleri nasıl halledecek diye düşünürken bir sürü mezarlığı boşaltıp ölüleri aldığı haberini öğrendik bu bölümde. e pes diyorum. bu denli işinin ehli bir adamın michael denen zibidinin casus olduğunu bilmediğine de inanmıyorum.
    ve gelelim şu tom abimize. kendisi ibneymiş. ona da e pes diyorum.
    satırlarıma burada son verirken dikkat ettiyseniz naomi hakkında tek kelime etmedim. hiçbir şey demiyorum.
    --spoiler--
    1 ...