“Giderek halk içli duygularda Atatürk’ü kısaltarak “Ata” denmiştir. Ancak Atatürk buna çık kızarmış.
Türk dilinin sadeleşmesine, özleşmesine yabancı sözlerden arınmasına önem verildiği günlerdeydi. “Kemal”in Arapça olduğu ve Türkçede “Kemal” diye bir söz bulunmadığı ileri sürülmüş, Atatürk’te bu görüşü uygun bularak “Kemal” yerine “Kamal” diye yazmaya başlamış. Bizim bundan haberimiz yok. Yine onu Mustafa Kemal diye biliyoruz. Mustahdemler arasında polislikten emekli olmuş Kemal adlı bir de sofracı vardı. Askerliğini köşkte hizmet ederek yapıyordu. Atatürk bize dönerek şaka şeklinde,
“- Dünyada ne kadar Kemal varsa, hepsi eşektir….” dedi.
Tuhaf tuhaf bakınca; Atatürk şöyle sözünü bitirdi.
“- Haa anladım! Sen bana bakıyorsun. Sen de Kemalsin demek istiyorsun. Ben artık Kamal oldum. Kemaller başının çaresine baksın!..” dedi.
Atatürk’ün son kartvizitinde “Kamal Atatürk” yazılıydı. (Kamal, kale anlamındadır)