yıllarca bir yerlerde gizlediğim birikmişlik yavaş yavaş çıkarken ortaya o an hatalarımı gizlemeden yüzüme vuracağım. cevaplayamadığım sorular hesap sorar gibi bir bir yanıt beklerken bu sefer yüreklice bildiğim ne varsa olduğu gibi anlatacağım. tatminsiz bir ölüm olacak benim ölümüm, her ölüm gibi yarım da kalacağım ama tüm bunlara rağmen ah demeden olanı olduğu gibi kabul edeceğim, hayal kurup çürümeye terk edilecek bedenimin gerçeğini kendimden gizlemeyeceğim, avuçlarımı kavuşturup uhrevi safsatalardan da merhamet dilenmeyeceğim . belki varlığımın karmaşıklığı sulandıracak zihnimi, git gide daha içinden çıkılmaz hal alacak ölüm denen bu çelişki ancak ne olursa olsun, bana ait olan ölümü kabul edeceğim tıpkı yaşamı kabul ettiğim gibi. korkumu gizleyecek de değilim, korkusuz değilim çünkü. bir geldim bir gideceğim, neden geldim sorusuna ise ne dersem diyeyim fark etmez çünkü bir gün mutlaka öleceğim.