bugün üzerine epey yoğunlaştığım, dikkat çekilmesi gereken notları bir bir ilettiğim " ulan bir de entry giriyim " derken lönk diye kendimi bu başlıkta bulduğum, saatin her evresini / 3 saat beklemek hariç / iletişimin ve frekansın dibine vurduğum en güzel üç harfli tanım.
yazarken, konuşurken düğümlenme olur insanda.. tıkanırsın bazen. kelimeleri potur potur sıralarken kilit anlarda boğazın düğümlenir. Bilirsin ki o kelime ona dokunacak. yazarsın, okursun yazdıklarını, kafandakileri bir bir yalnız değilseniz bir de aktarırsınız çaktırmada.. karşında ki çok zeki be bilader, adamın ter kokusundan mesajı anlar, kaldı ki zati anlatıyorsun bir de.
o stres dolu anlarda yine de durmaz anlatmaya çalışırsın. zaman kısıtlı, dokunma mesafesi (bkz: 5 cm) hemen hemen yokken alttan üstten, ceketten temas edersin. amaç elektriği aktarmaktır ama anlatamazsın derdini.
a yavrum haklı tabi, trafo gibi olmuşsun, sanayi elektriği üretiyorsun. 9 V ' luk ampül değil karşındaki.
cazır cuzur elektrik sıça sıça giderken yanına, 5 cm mesafe değil, beton duvar örse anca keser tabi.
5 sn de olsa değmek mutluluk verir. az da olsa elektrik geçmiştir. telefonunun şarjı bitmesin diyedir. yanlış anlaşılmasın..
espri kattım bugün yazılarıma. mutluyum bugün. ışığın, rengin, çizgi gözlerin pek bi mutlu etti.
benim manzaram çok güzeldi bugün, çok güzel kokuyordu.