Sevdiklerimi bir bir bu şehirden uğurladım başka diyarlara. aslında uğurlamadım. gittiler, bir daha merhaba dememek üzere gittiler.
bu şehirden ne yapsam kurtulamıyorum. bu şehir beni resmen hapsetmiş.
tramvay, zafer, dante cafe, osmanlı nargile, mezun olduğum lise, her köşeden çıkan eskimiş yalancı tanıdıklar, selamsız sabahsız büfeci, çayı rica etmeme rağmen demli getirmeyen çaycı, gürültüleşen caddeler, sıkışan trafik, geçen ay ölen şerefsiz dolmuşçu, rampalıdaki uyduruk sahaflar, kafa dinlemelik sessiz sakin mekanlarımı basan ergenler, her yerdeki suriyeliler, ödünç alamadığın kitabı orada okumak zorunda kalınca liselilerden yer bulamadığım kütüphane, kütüphanede ders çalışmak yerine kız kesen küçük beyinli hıyartolar, kalitesiz müzik evleri, olmayan sokak sanatçıları, boktan yerel dergiler, tutsak kaldığım üniversite...
bütün bunlar sıkıyor artık, tahammülüm kalmadı, yeter. her sokağını her mekanını bilirim bu şehrin. artık hepsi sıradan, hepsi laubali, hepsi laçka, hepsi alaycı.
biri gelsin ve beni kurtarsın.