1897.
-
evlilik, esarettir.
kadın-erkek farketmez, bir insanın sürekli sana ''şunu yap, şunu yapma'' diyerek etrafında dolaşması
ne kadar güzel olabilir.
evlilik kadınların erkeklerden acı acı aldığı bir intikamdır.
çünkü, eskiden kendileri köle iken, modernleşen toplumla ve aldıkları eğitimin
verdiği seviyeyle erkekleri köle haline getirmiştir. onlar gelişirken erkekler hanzo kalmıştır.
neyse konumuzdan sapmayalım.
suçluları neden hapse atarlar düşündünüz mü?
onları toplumdan uzak tutmak?
diğer insanları korumak?
ceza vermek evet, ama neden?
hapse atarlar çünkü bir insana verilecek en büyük ceza
ondan özgürlüğünü almaktır. daha büyük ceza yoktur sanırım.
ve evlilikte özgürlük sıkıntısıdır.
mesela bazıları ''ben aşk adamıyım'' der ve evlenirler.
halbuki aşk insanı olmak ile, evlilik insanı olmak farklı şeylerdir,
bunu ancak evliliğin gerçek yüzüyle tanışınca, benim gibi, anlarlar.
örneğin sanatçılar, asla evlenmemelidir, üreticilikleri azalır.
orhan gencebay gibi çok üst düzey bir kaç tanesini saymazsak eğer
bir çok sanatçının evlendikten sonra fıss diye söndüğüne şahit olmuşuzdur.
sanatçı adamın sevgilisi olur, ondan ayrılır aşk acısı yaşar, yenisini bulur
ondan da ayrılır vs.
kısacası ergen düşlerinin etkisiyle evlenmeyin.
özgürlüğünüze düşkünseniz evlenmeyin.