ünal aysal gibi bir cini bile bu camia dolandırmayı başardıysa, varın dursun özbek gibi birini ne duruma sokarlar siz düşünün. aldığımız terbiyeden ötürü bu tür makamlardaki insanlara hep saygıyla yaklaşmaya imtina etmişimdir, cinnete gelmedikçe sövmüyorum fakat dursun başkan ağır saf. başkanlar, dikkatleri dağıtmak için vardır diye bir şey var. asıl işi yapan altındaki kadrolar. dursun başkan, geldiği günden beri medyanın oyuncağı olmuş vaziyette. bu işlere göre değil, bu işlerin adamı değil. herifle oyuncak gibi oynuyorlar. şu bileklik olayını önüne kim getirdiyse, ağır vicdansızdır. bakın çakal falan değil, acımasız, insafsızın tekidir. hıncal uluç, kulüp üyelerinin, galatasaray varlıkları üzerindeki imtiyazlarını yazmıştı bir ara. o yazıyı bulun okuyun. aracından içkisine, bunlar galatasarayın gider kalemlerine milyon yürolar olarak yansıyor. kaldırıp da üçbeş kuruşluk bilekliği proje diye taraftara sunmak kepazeliktir. bu takımda yattığı yerden para kazanan bir sürü oyuncu var. galatasaray sene başında kadroyu dağıtıp iş yapacak 5 futbolcu alsaydı bugün hem lig ve avrupa gelirlerini artırmış hem de maaş giderlerinde tasarruf etmiş olabilirdi. ya bununla uğraşmak istemediler, ya da hamza hoca ben hallederim diye şartları kabul etti, bu işe kalkışmadılar.
galatasaray daha 2 sene öncesine kadar avrupa'nın en çok gelir elde eden ilk20'sindeydi. uefa'nın kulüple derdi, kulübün borcu değil. gelir gider tablosu. kulübün ana gelirleri, kombineler, lig-yayın gelirleri ve avrupa kupalarından aldığı yayın hakları. bakın, şampiyonlar liginden 20-25 milyon euro para geliyordu bu takıma. hatta aysal bi senesinde, devamlı katılamazsak ayvayı yeriz demişti(çünkü takımı sırtlayan 5-6 futbolcunun aldığı para 40 milyon). hiçbir kampanya kulübün kasasına bu kadar para sokamaz. ama kulübü küçülterek, bunalıma sokarak bu gelirin de üzerini çizmekten sakınmadılar.
kulüp, yektasından aydınına, futbolculara 70 milyon euro para dağıtıyordu. hala haybeye dağıtmaya devam ediyor. bu takımı bunalıma sokan drogba'ya verilen 10 milyon euro değil. kadroda birer ikişer milyon kazanan 40'a yakın futbolcu vardı. bunlar da hayrına değil. sırf, saçma salak yabancı sınırı yüzünden, çaresizlikten ümit bağlanarak alınan topçulardı(tarık, u.gündoğan, salih, yabancılar vs). hadi, o zaman mecburiyet vardı, alındılar. para da vardı avrupadan gelen. e. şimdi para yok. yasak da yok. linnes bu takımda 1 milyona oynuyor, hamit 3.
sezon başında bu kadro daraltılarak kabaca 20 milyona yakın zararın önüne geçilebilirdi. hamzanın bok yemesi midir, yönetimin miskinliğimidir artık neyse bu iş yapılmadı. tek tek şimdi burada isim-rakam vermeye gerek yok, açın tablolara bakın. zaten taraftar hangi futbolcuların bu takımdan haybeye para kazandığını biliyor. onları düşün bakalım, bileklik parası çıkacak mı. he. bu iş kolay mı, profesyonel futbolcuyu sözleşmesinden vazgeçirmek kolay mı, değil. ama bu kulüp de öyle herhangi bir kulüp değil. burak çine gitmek zorunda kaldı(bedavaya sanırsın ama milyonlar kazanarak). taraftarın istemediği birinin bu takımda oynaması mümkün değil. ama yiğit gökoğlan bu takımda sessiz, sedasız.. bileklik alıp bunun maaşını mı ödeyeceğiz. gönderin amına koyayım. gönderemiyor musunuz. taraftarın önüne atın. bunu da mı biz söyleyelim. medyacı mı satın alamıyorsunuz. röportaj için götünü yırtıyor yayıncılar. açtırın programların birinde bir dosya. bi boku beceremeyip koca kulübü, sevenlerini taşşak malzemesi yapıyorsunuz. yazıklar olsun.