efsanevi bir sezonu Göztepe ile geride bıraktığım oyun.
takımın başına geldiğimde zaten 4. bitirmesi öngörülüyordu. benjamin fuchs, robert maah, björn vlemincx, leroy george gibi kaliteli yabancıları olan, giray kaçar ve mirkan aydın gibi eski süper lig oyuncularıyla desteklenmiş bir takım devralmıştım. bir-iki takviye ile şampiyon oluruz diye bakıyorduk ama kulübün içinde olduğu mali kriz elimizi kolumuzu bağlamış, diğer kulüplere göre komik bir transfer ve maaş bütçesiyle -60 bin euro falan- rekabet etmek zorunda kalmıştık. başkan mehmet sepin de nuh diyor peygamber demiyor bir kuruş artırmıyordu. medyaya durumu çaktırmıyor, kan kusup kızılcık şerbeti içtik diyorduk. neyse haliyle yöneldik halihazırda boşta bulunan adamlara. ilk takviyeyi kanımca bir takımın kalbi olan sol beke yaptık. yeri geldiğinde stoper de oynayabilen asansör takımların vazgeçilmezi ilhan eker i bonservissiz sarı kırmızılı yaptık. ardından eski dost kader keita nın işsiz olduğunu gördük, açtık kesenin ağzını onu da kadromuza katıp sağ açığı güvenceye aldık. sezon öncesi hazırlık kampında kah altay'a 5 atıp taraftarı coşturuyo kah trabzonsporla berabere kalıp dosta güven düşmana korku salıyoruz. transferin son haftasında bombayı patlatıp, kariyerinde düşüş yaşayan, bir dönemin yıldızı otman bakkal'ı da alınca artık en az 10 puan farkla şampiyonluk garanti görünüyordu. sezon başı yönetime de keyifle şampiyonluk söz verdik
derken sezon başladı. ilk maçta çirkef adanasporla kendi evimizde oynadığımız maçta 2 ciddi sakatlık ve 2 kırmızı kart, 2-0 mağlup olmamıza neden olunca takımın o havası aniden bozuldu.
karşıyaka derbisinde aldığımız 3-1 lik galibiyet moral verse de giresun ve boluspora evimizde ağır skorlarla yeniliyorduk. kanatlar çalışmıyor forvetlerde istikrarsızlık diz boyu defans ise halkalı şeker tadında.
bocalamalarla dolu ilk 13 maçın ardından kendimizi 5. sırada playoff u ucundan yakalamış, 2 oyuncusunu uzun dönem, 3ünü ise orta sakatlıklara kurban vermiş bulduk.
milli maç arasında yaptığımız takım toplantısı, yeni antrenman düzeni, eklenen iki yeni taktik ve değiştirilen asistan menajer (manfred dubski geldi) 4-5 antrenör personeli (yerlerine tugay, arif falan geldi) ile en azından ilk yarıda şampiyonluk yarışından kopmamaya çalıştık.
kendimizi önemli ölçüde topladık ancak ilk devre sonunda lider şanlıurfaspordan 9 puan, ikinci alanyasporun 5 ve üçüncü adanasporun 3 puan gerisinde 4. sırada bulduk. tabii bu durumda rezalet bir sezon geçiren karabük ve balıkesir in payı büyüktü zira onların puan kayıpları bizi diri tuttu.
devre arasında moralsiz bir takım hevessiz bir yönetim ama inanan bir teknik direktör vardı. swh
ilk olarak bütün sezon tek bir gol ( evet! sadece 1 gol!) atan ayağının yayını siktiğimin björn vlemincx ini satış listesine şok bir kararla koyduk. aman yarabbi takım çalkalandı, keita ve bir grup hizipçi futbolcu vay efendim björn nasıl gider, o yoksa biz de yokuz gibi hezeyanlarla ortalığı karıştırdılar.
bunun üzerine björn hollanda nın yolunu tuttu keita kadrodışı kaldı ve ikinci yarı için kaydedilmedi diğer iki topçudan emre aygün kıralık olarak malatyanın yolunu tutarken ertuğrul aslan ise sözleşmesi feshedilerek siktiredildi.
bu gelişmelerin üzerine hocanın şakası olmadığını anlayan takım sindi. maaş bütçesi bu gidişlerle rahatlayınca bir nokta transfer ve kiralama yöntemiyle çözüme gidelim dedik
önce galatasaraydan sinan gümüş ve bologna dan mateo crimi ile kiralık anlaştık, sonra st. pauli nin genç yeteneği marcel litka'yı da kiraladık.
yılların defansif ortasahası hürriyet güçer ise bedelsiz bize imza attı ve onu kaptanlığa getirdik. ve jamie o'hara gibi evsanevi bir transferle ortasahamızı güçlendirdik.
ziraat türkiye kupasında köy takımlarını yenerek gruplara kaldık, beşiktaş, giresun ve karabük ile aynı gruba düştük.
ikinci yarıda müthiş bir göztepe vardı. doğru antrenmanın önemi çok büyük arkadaşalar. özellikle hazırlık kampı ve devre aralarında. iyi bir teknik ekip de şart.
sinan sağ kanatta fırtına gibi esiyor mateo crimi 8.30 ortalamayla oynuyor, kanatları durdursalar ortadan otman bakkal ve jamie o'hara nın kilşt paslarıyla gol krallığına koşan robert maah ı durduramadılar.
transferin son gününde mehmet akyüz ü cüzi bir ücretle aldık.
seri galibiyetler ile son haftalara ikinci giren göztepe, alanya, urfa ve adanayı deplasmanda devirerek farkları eritti ve talihsiz adana demirspor yenilgisi ile
urfa ile puan puana son 5 haftaya girdi derken takımın yıldızı crimi sakatlandı. 2 ay yok. hemen aynı hafta idmanda çapraz bağları kopan otman bakkal ve fıtık atan kalecimiz gökhan değirmenci sezonu kapatıyor.
mehmet akyüz ve litka rezalet bir oyun ortaya koyduğu maçta karabük bize beraberlikle çelme takarken urfa da elazığspor a 2 puan kaybediyor ve rahat bir nefes alıyoruz, maah da formdan düştü son 4 hafta tek bir puan kaybına bile tahammül yok.
ve son 4 haftada tüm sezon kayıpları oynayan bir yıldız çıkıyor sahneye: Mirkan Aydın!
takır takır golleri sıralıyor 3 maçta 3 galibiyet! goller mirkan, asistler jamie ve hürriyet
son maç 1461 trabzonla
urfa da samsun deplasmanında
trabzon un hiçbi iddiası yok, samsun ise play off için kazanmak zorunda
aynı anda oynanan maçta kenarda sürekli urfanın golleri ilk devreyi 3-0 kapattılar samsun bitik urfa nın kulağı bizde. urfaya karşı ikili averajla üstünüz.
puan puanayız beraberlik bile yetmez hedef mutlak galibiyet biz soyunma odasına 0-0 girmişiz.
ikinci yarı başlıyor ve mirkan yine sahnede 1-0
ama hemen 4 dk sonrası trabzon golü buluyor yaser ile ve 1-1
sakin olun diyorum oyuna konsantre olun ama takım tedirgin ve korkulan oluyor bizim stoper barış rakibibe çift dalıyor. kırmızı kart ve serbest vuruş
kaldık 10 kişi
şampiyonluk gidiyor lan!
yaradana sığınıp yüklenin diyorum 3 4 3 e dönüyorum tabi büyük risk yani delilik normalde hayatta işe yaramaz böyle bir taktik biliyorum ama o %5 lik şansa inanıyorum.
ve sahneye sinan çıkıyor sağ çaprazdan öyle bir vuruyor ki kaleci bakakalıyor ve 2-1 dakika 79, 10 kişiyiz.
son 10 dakika 10 yıl gibi
kapanıyoruz topa sahip oluyoruz ve son düdük, göztepe PTT 1. lig şampiyonu...
izmir atatürk stadı yıkılıyor1
ve bendeniz bu oyunu yıllardır oynarım efsanevi cm 2010daki dortmund sezonundan 5 yıl sonra aynı keyfi yaşıyorum, keyifle arkama yaslanıyorum ve bu sanal başarıyı kutluyorum.
gerçek hayat boktan olunca insan oyunla avunuyor sözlük...