melek baykal

entry119 galeri
    59.
  1. türünün son örneklerinden...

    bu tipler yavaş yavaş tükeniyor.

    bunun da farkındalar. e tabi ellerinden gelen her türlü çirkefliği de yapıyorlar.

    necip fazıl, nazım hikmet 'i yerden yere vururken şöyle başlar:

    "nâzım hikmet!

    nafile çabalıyorsun.

    sana kızmıyorum. kızmıyacağım.

    hiç bir operatör, ameliyat masasından kendisini yumruklıyan kanserliye, hiç bir gardiyan, parmaklığı içinden kendisine deli diye bağıran çılgına, hiç bir hâkim darağacı önünde küfürler savuran mahkûma kızamaz.

    ben kendimi, ne kanser operatörü, ne deli gardiyanı, ne de ağır ceza hâkimi şeklinde görmüyorum. fakat görüyorum ki her hareketim, seninle hiç de alâkadar olmadığı halde, ciğerine neşter gibi saplanıyor, seni delilerin parmaklığı gibi bir azap çerçevesine hapsediyor ve başının üstünde ip varmış gibi kudurtuyor. beni, doktor, gardiyan ve hâkim şeklinde gören sensin! senin bu halini sezer sezmez artık sana kızmıyorum. merhamet ediyorum.

    sanma ki ben öfke kabiliyetini kaybetmiş bir adamım. insan başiyle fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, bence fikir öfkesidir. Bir hiç için ölçüsüz öfkeler duyacak kadar alıngan ve hassas bir mizaç taşıdığımı sen de bilirsin. fakat bu öfke, iyi kötü bir kudreti, bir şahsiyeti, bir mesuliyeti kalmış insanlara ve hadiselere karşıdır. sen mazursun.

    çünkü iflâs nedir, onu bütün hacmiyle idrak ettin!"

    bu kıdemli zıpzıplar kemalizmin son hırıltıları.

    dikkate almaya bile değmez...

    enselerini okşayıp, dehleyin yeter...
    11 ...