inanıp inanmamak kalpte biten bir olaydır. iman edip etmemek kişinin kendisiyle ilgilidir. Bu yüzden insanların inanmalari için kendimi paralaSam da sonuç değişmeyecek. Ama söyle bir gerçek var ki;
inanmayan bir insanın kendi fikrince kurani Kerim'den çıkardığı, çelişki olarak, saçmalık olarak gördüğü seyler, bir başkasının inanma sebebi, imanini güçlendirme vesilesi olabiliyor. Öyle de mübarek bir kitabım var. Nitekim tevbe süresi 124. Ayet de bu durumu açıklıyor.
işte öyle evrensel ki o zamanlardan bu zamanlara kuran bir örnek, bir rehber. Çünkü insan her zaman aynı insan, inkar aynı inkar, iman da aynı iman...
Şimdi , yukarıda one sürülmüş her ayete uygun açıklama yapabilirim. Mesela, Hz peygamberin ilk başlarda getirdiği bir mucizesi yoktu. Etrafindakiler de madem peygamberlik iddiasında bulunuyorsun o zaman mucize yap. Dediler. O da dedi ki mucize allah katında. Ben istediğim anda bir mucize cikaramam. Sadece bir uyarıcıyim.
TaBiki her Peygamber'e verilen mucizeler gibi, zaman ve mekana göre allahın uygun gördüğü anlarda o'na da mucizeler verildi. Ayın ikiye yarılması gibi...
Ayetler birbiriyle çelişmiyör. Tam tersine birbirini izah ediyor ve tamamlıyor.
inanmıyorsa bi insan inanmasın ama böyle mükemmel tüm zamanlara hitab eden bir kitapta çelişki arayacam derken saçmalamasin yahu. Çelişki yok çünkü. Yok.