(...)
Yükümlülükleri nedeniyle ahlaksız olan bir devlette, bireylerin ahlaklı olmasının temel önemde olduğu nasıl kanıtlanabilir?
(...)
Doğanın bize verdiği bu bir parça duyarlılığı bölüp parçalamayalım: Böyle yaparsak bu duyarlılığı yaymak yerine yok etmiş oluruz. Başkalarının kötülükleri bana ne yapabilir ki! Bende de yeterince kötülük yok mu ki yabancılarınkine üzüleyim! Duyarlılığımızın bu ocağı zevklerimizden başka bir şeyi asla tutuşturmasın! Bu duyarlılığı övenlere karşı duyarlı olalım, diğerleri karşısında ise asla eğilip bükülmeyelim. Bu ruh halinden bir tür gaddarlık doğsa da bunun zaman zaman hoş olmadığı söylenemez. Her zaman kötülük yapılamaz. Kötülük yapmanın verdiği zevkten yoksun kaldığımızda, en azından asla iyilik yapmamanın, iğneleyici, küçük kötülüğüyle bu durumu dengeleyelim.
(...)
Herkes ikiyüzlü davranır; sorarım size, samimi bir kişi sahtekârlar cemiyetinde nasıl olur da her zaman başarısızlığa uğramaz!
(...)
Hiçbir fantezi böyle nitelenemez, sevgilim; hepsi doğada vardır; doğa, insanları yaratırken yüzleri gibi zevklerini de ayrıştırmayı yeğlediğinden, yüz hatlarımıza getirdiği çeşitlilik bizi nasıl şaşırtmıyorsa duygularımıza kattığı da şaşırtmamalıdır.
(...)
Şehvetin suç olarak görülmesini Hristiyan dalaverecilere borçlu olduğumuzu tüm filozoflar gayet iyi bilirler.Bize şehveti yasaklayan rahiplerin haklı gerekçeleri vardı:Bu gizli günahların bilinmesinin ve bağışlanmasının tekelini kendilerine tahsis eden bu öğüt, onlara kadınlar üzerinde inanılmaz bir nüfuz sağlıyordu ve kapsamı sınırsız bir şehvet mesleğini onlara sunuyordu. Bundan nasıl yararlandıklarını ve eğer imtiyazlarını çaresizce kaybetmemiş olsalardı bunu hâlâ nasıl kötüye kullanacaklarını biliyoruz.