--spoiler--
Köyümüzde asker ve polis arabalarını gördüm.
inekleri ahıra bağladım ve geri geldiğimde gördüm ki ismet inönü gelmiş köyümüze.
ismet Paşa'nın elini öptüm.
Yanında da bir kız çocuğu oturuyordu.
Biz köylü çocuklar sürekli o kızın ayakkabılarına bakıyorduk.
Çünkü çok güzel ayakkabıları ve elbiseleri vardı.
Aradan 30 yıl geçti.
ismet Paşa'nın yanındaki o güzel ayakkabılı kız da milletvekili oldu, bu çoban çocuk yani ben de milletvekili oldum.
ismet Paşa'nın yanında oturan o güzel ayakkabılı güzel kız, torunu Ayşe Gülsün Bilgehan'dı.
Çoban çocuk da Muharrem ince'ydi.
Şimdi ben bu ülkede demokrasiyi nasıl sevmem.
Eğer ismet Paşa çok partili yaşamı ve demokrasiyi getirmemiş olsaydı, Gülsün, Dolmabahçe Sarayı'nda sultan olurdu, ben de şanslıysam eğer Dolmabahçe'de seyisin oğlu olurdum.
--spoiler--