7 haziran seçimleri sonrasında kendince ilkeli bir duruş sergiledi. evet belirli maddelerimiz var ve bunlardan taviz vermeyiz dedi. bu kısmen anlaşılabilir bir duruş ve davranıştı. ama doğru olan bu değildi. 7 haziran gecesi ilk ekrana çıkışında direk en kısa sürede erken seçim şeklinde çıkışı da çok yanlıştı.
o günlerde kendisinin bu uzlaşmaz tavrının bir siyasi intihar olacağını yazmıştım bir entryde. aradan sadece 5 ay geçti. ve bugün bir siyasi karakter olarak devlet bahçeli'nin bu siyasi intiharı sonuç getirdi ve bu siyasi figürün 1 kasım gecesi sonunda intihardan kaynaklı beyin ölümü gerçekleşti. bu bakımdan başarılı bir intihar girişimiydi. bugün gelinen noktada mhp artık kabuk değiştirmeli, siyasal dinozorlarından kurtulmalı ve gerçek anlamda millete hitap edebilen bir parti olmalı. peki bu nasıl olacak?
mantıkta basit uygulamada neredeyse imkansız. mhp değişecek. öncelikle bahçeli sorumluluğunu üstlenecek ve istifa edecek. amasız, fakatsız, lakinsiz. bunun lamı cimi yok. soma sonrasında sorumluları istifaya çağıran bahçeli kendi parti'sinin felaketinde de sorumluluk almak zorunda. bu başarısızlığın mimarı ve yegane sorumlusu o. meydanlarda atıp tutmak kolay şimdi bahçeli'nin yapması gereken bu.
parti içinde son 5 ayda kendince yaptığı kıyımlar da ayrı bir entry konusu. ona da bir ara değiniriz bir başka entryde. sonuç itibariyle zamanında rte'ye kına gönderildiği gibi bugün de bahçeli'ye gönderilmeli...