istanbul'a geldim sınav muhabbetine. 4 saat ingilizce cebelleşmesinin ardından eniştenin dükkanı arıyorum. indim bahçelievler'de uzak biraz ama yüreyeyim dedim güngören meydanına. bildiğimden de değil ama. yoldan geçen bir yaşlı amcaya sordum yeri;
- merhabalar. güngören meydanı ne tarafta kalıyor?
+ uzak orası.
- ne tarafta kalıyor?
+ dolmuş var bak sarı yazılı.
- yok abi yürüyerek gideceğim. ne tarafta kalıyor tam olarak?
usulca eli cebime gitti. bende bakakaldım.
+ tamam evladım. al şu parayı dolmuşa bin.
- !? yok teşekkü
+ al tamam açsan daha para vereyim.
- !? abi yürümek istiyorum bende ondan sordum.
+ tamam olur genç adamsın. zoruna gitmesin delikanlı. ben esnafım burada. yürünmez oraya.
- !?!?
mk adamı ikna edemedim lan. 5 lira kaldı elimde. yolun karşısına geçip dolmuş bekliyor gibi yaptım. adam yürümeye devam edince bende tarif ettiği tarafa yürüdüm dasdasdasdas