kendisiyle (yarışma programı da dahil) bir saat vakit geçiren insanın sinir sistemini alt üst edebilecek yapıya sahip, ademoğluna yeryüzünde ceza olsun diye gönderildiğini düşünmeye başladığım, erman toroğlu ile yanyana yarım saat dahi geçiremeyeceklerine inandığım bünye.
erman toroğlu: eüüü, şindi, ametçim. gördün, kırmızı renkli oyuncu..
ahmet çakar: yauv hoca! ne kırmızısı, ne oyuncusu. servet o servet. bildiğimiz biçer döver servet.
et: isim telafuz etmiyom ben, takım tutuyo diyolar. bak şindi, huooppp ayak kalktı! kaval kırıldı. tayming hatası, sarı kart
aç:hoca bal kabağı bilirmisin sen? kabak hani. bilirsin kabzımal adamsın. bal gibi kırmızı kart. mavi olsa onu dicem ama...
et: olur mu yaauuvv. resmen tayming hatası. reji, getir göt bezini *. bak çiziyorum hoca.
aç: *çiz, çiz. fırsat bu fırsat anuğa goyin senin.
et: ben mavili olayım, sen servet ol.
aç: *allahım sana şükürler olsun. vereyim kavalını eline de görsün ibne taymingi.
et: top geldiiiii, oynaaaat, şimdi vursun, vursun. yandım anaaaammmm, aboooovvvv, bacaaaam!!!
aç: hoca kik boks bilirmisin sen? ben bilmem. tayming önemli tabi. ambulans çağırın yavrum. kıhkıhkıh.