Ölümün üstüne binince bir başka ölüm
önceki ölüm yedekleşiyor.
acı çekmeye alıştırılmış bedenlerimiz
çekecek acı bulamadığında
yedekteki ölümleri ısıtıp önüne koyuyor,
kaldığı yerden devam ediyor ölmeye.
işte öyle bir coğrafyada yaşıyor bu halk
hangi ölüme ağlayacağını bilemiyor
zaman yetmiyor çünkü,
yetişemiyor yasını tutmaya bir ölümün.
bir acının rengi solmadan
bir başka ölüm tazeliyor aynı rengi.
ölümün bu kadar basit
ölüm hızının soluk alıp verme hızından fazla
olduğu bu bölgede yaşamak
ve yaşatamamak insanlarımızı
bir başka ölüm oluveriyor,
ölmenin ötesinde bir ölüm..