ne kadar masumane, ne kadar içten, ne kadar samimi...
ve ne kadar dürüstçe söylenmiş bir sözdür bu böyle. öyle çok sever ki insan, her şeyden korkar olur. ya şunu yaparsa, ya bunu söylerse, ya şöyle olursa... çok sevmenin belirtileridir bu sorular. sevince oluşan kaybetme korkusundan!
aldatmazsam aldatmaz diyordum. ve fazlaca inanıyordum bu felsefeye... nerden bilirdim o zamanlar, insanoğlunun yeryüzündeki en aç yaratık olduğunu! nerden bilirdim gözünü toprağın bile doyurmayacağını, hep başka kapılar çalacağını, kapısını çalan herkese kapıyı açacağını.
aşk insana her şeyi yaptırtıyor. terk edip gittiğinde ise size aşk, ilk defa o kadar çaresiz, aciz kalıyorsunuz. yani 'heyecanı ile bulutlara çıkardığı kalbinizi, birden yeryüzüne bırakıyor. üstüne de gökyüzünü düşürüyor.'
sonra da işte, bir enkaz olarak kalıyorsunuz. sadece eskiye ait bir kaç anı, bir söz kalıyor. yazmaya çalışıyorsunuz onları. olur ya, bir yerlerden duyarsa diye...