Sevmek isterdim. Gerçekten yakın olmak isterdim. Bunu şu ana kadar kimseye itiraf etmedim, etmeyi de düşünmüyorum. Çünkü ben kolay kolay birine hayatımı ya da kalbimi açamıyorum. Açtığım kişiler de beni anlamadıkça iyice içime kapandım.
babamın boşluğunu nasıl hissediyorum bir bilseler. Bunu kendime bile itiraf edemiyorum ama babasıyla konuşan, gülen ve daha kötüsü onu sevebilen insanları görünce o kadar canım acıyor ki. Yapamıyorum. Sevmek istiyorum çok istiyorum ama sevemiyorum. Siz bunun çaresizliğini bilir misiniz? Hep aklıma yaşadıklarımız geliyor. Soğuyorum. Aramda hep bir mesafe var. Kalbim çok soğudu. Öyle soğuk ki ona karşı. Yani buzdan dağlar var aramızda. Hem de erimeyecek dağlar. Beni tanıyan babamla aramın olmadığını, yaşadıklarımı falan bilen bir kaç arkadaşım var. Onlara diyorum ki, zaten nefret ediyorum. Umrumda bile değil diyorum. Hatta hayatımda babam hiç yokmuş gibi davranıyorum. Bu canımı daha çok acıtıyor. Ama böyle davranmak zorundayım. Geçmişi unutup ona baba diyip sarılamıyorum, zaten geçmişi unutturacak hiçbir şey yapmıyor. Yapsa bile elimde değil işte öyle ağlatmış ki beni kolay kolay affedemiyorum. Bunu yapamadığım için, kendimi böyle zorladığım için üstümde hüzün var. Asla mutlu olamıyorum. Yaptığım hiçbir şey bana zevk vermiyor artık. Hep karabasan gibi bir gölge var üstümde. içimde daimi bir hüzün var asla gitmiyor. Birilerine anlatmayı çok isterdim. Ama şu an hayatımda tanıdığım kimse beni anlamayacak. Kimsenin bana değer verdiğini düşünmüyorum çünkü. Anlatamadıkça öyle boğuluyorum, boğuluyorum, boğuluyorum.
Ama sus kimse görmesin. Kimse bilmesin. Ben yine içimdeki fırtınaları bastırır, gülerim insanların yüzüne.