pusu'da aldi bir polat gidiyor. eskiden boyle miydi? her sahnede polat var artik.
Eski dizide ki karakter yildizlari ve oturmus bir senaryo bulabilmek mumkun degil. Danisman olarak senaryo'ya yardim eden , soner yalcin'i dizi cok ariyor. Ayrica yeni ekib, gizliden gizliye hukumete destek veren mesajlar verdigini, az uyanik olarak diziyi izleyen herkes fark edebilir.
Biz isterdik ki, Dunya Baronu'na kafa tutan adam , artik bir Mehmet Karahanli edasinda, is bitirsin, akil ve strateji'ler ile mucadele versin. Hala elinde tabanca baskina gidiyor! Sokak'da adam kovaliyor! Diziyi tamamen kahve izleyicisinin seviyesine indirdiler. O eski siyasi atismalar, 90'li yillarin gerceklerinden alintilar, diplomatik tezgahlar artik yok.
Ayrica adam peygamberden ote, 5 yildir hala bir kadin eline degmedi. * Dusmanlarini 5 bolumde halt eder hale geldi. Eskiden bir testere necmi, bir laz ziya demek Turkiye gercegi demekti. Pusu'da gercekler ile ortusen karakterler bulmak cok zor. Hepsi karikatur zorlamasi.
Pusu'nun ana baslangici, duzenlenen bir suikast idi ve ozel arazi meselesi vardi, son 15 bolumdur bu suikaste dair bir sey goren var mi? Dizinin bir kac bolumunde onumuze karakter olarak sunulan kisiler, 10 bolum gozukmedigi oluyor. Konu butunlu ne yazikki kalmadi, daldan dala atliyor.
Kurtlar Vadisi'nde bir hapsirik meselesine 4. bolumde deginip, 64. bolumde cevabi verilmisti. Arslan Bey'i Kuscu Esref'in kayip torunu olarak sunulmasi kadar keskin bir atis dillere destandi. Tuncay Kantarci gibi Turkiye Gumruklerine hukmeden bir adamin, kurtlar vadisi pusu'da bir hastene sahibi olarak, polat alemdar'in ayak islerini yapan, tek bir koruma ile baskina giden bir adam olarak canlandirilmasini hic bir sekilde gercekler ile ortusturemiyorum bile.