Kahvaltıda fazladan bir bardaktır. Banyoda artı bir diş fırçası. Yastığında senin değil ama sana ait olanın kokusudur aşk. Odaya dağılan çamaşırlar, sırtındaki tirnak izleri, yırtılan gömlek düğmeleri hatta bir kadın için ağrıyan göğüs uçlarıdır, çarşafı ellerinin arasında sıkmasıdır. Biraz kaba olacak ama aşk yatağı kırmaktır. Tüm bu içgüdüsel vahşetin ardından kalp kirmaktan korkmak, güzel bir iki söz etmek, sarılmaktır. Onun seni hemen anlamasıdır aşk. Bu yüzdendir ki aşkta kelimeler lükstür. Aşk geveze değildir ki aşk sadece hissetmek üzerine kurulu ilkel bir oyundur.