ankara

entry9988 galeri ses6
    5681.
  1. berbatlığını ve kötü insanları dışındaki bütün kötü özellikleriyle birlikte çoğu şeyini özleyip ardımda bırakarak terk edeceğim şehir. ama henüz bitmedi.

    çakma solcularıyla ünlü karanfil ve konur sokak, sakin gecelerimi geçirdiğim küçükesat, kafamı milim farkla biber gazının sıyırdığı atatürk bulvarı'ndaki üst geçit, yine aynı bulvardaki "bu sefer sanırım ölüyoruz" dediğim ve insanlarla içeride mahsur kaldığımız starbucks, aragorn tostunu yediğim ama ortamı hiç orta dünyaya benzemeyen kafe orta dünya, bir zamanlar sevdiğim kızı tutup ortasında öptüğüm kızılay meydanı, aşık olduğum için metroya binmekten vazgeçip kulaklıklarımı takarak yağmur çamur demeden yürüdüğüm kızılay-tandoğan yolu, sevdiğim kıza açılıp da reddedildiğim o bank, gecenin bir vakti çimlerinde uzanıp kanyak içerek gökyüzünü seyrettiğim üniversitem, yeri gelip tek bir simidi paylaştığım arkadaşlarım, hayatımda hiç gitmediğim ama hep gitmek istediğim ama nedense bir türlü gidemediğim seğmenler parkı, çoğu kişinin normal olarak takım elbiseyle gidip benimse kapşonlu kıyafetle gittiğim opera, sarhoşken gecenin köründe arkadaşımın sırtına binip -ki kendisi kızdı ama iman gücü vardı- koşarak bağırdığımız o sokaklar, kanyak içip yastık adam'ına gittiğim tiyatro, kafam bozukken tek başına oturup iki tek attığım zula bar, herkes yanımda kendini kaptırmışken sıkılıp tepkisizce yarısında çıktığım gökhan türkmen konseri, kitabımı alıp gittiğim ve huzur bulduğum aylak madam, her gittiğimde küfür ettiğim aşti... ve daha aklıma gelmeyen bir sürü şey.

    dediğim gibi; geri döneceğim elbet bir gün, ne zaman olur bilinmez. biliyorum ki bu şehr-i gri, terk etsem bile silinmez.
    2 ...