aşk kelimesi arapça ''aşeka'' dan gelir.
aşeka; bir ağacı saran, besinini ağaçtan alan ve zaman içinde ağacı kurutarak öldüren ve kendine ceviren bir sarmaşıktır. "aşeka" yüreğe yapışan bir "doğru" gibi, ağaca yapışan bir sarmaşıktır. sarar, sarmalar, sard
ıkça büyür, büyüdükçe biraz daha sarmalar, suyunu emer, kısaca aşeka; ağacın can'ını alıp canan'ı yapan bir sarmaşıktır.
hani yüzyıllardır aşk anlatılır ya da yüzyıllardır anlatılmasına rağmen anlaşılmaz ve her seferinde daha güzel bir anlam beklenir ya! Iste onlardan biri..
bir başka deyişle dostlar aşk bingbang in tam zıttıdır.. koca bunye topyekun bedeniyle beraber içe doğru buzusur kalbin tam orta yerinde bir noktaya donusur ve benlik yok olur.sen diye birsey kalmazsın o olursun..
Bir başka gözle bakarsakta gerçek aşk, kalbi ,onu tasarlayana ulaşıncaya kadar bir hamur gibi yogurup tenden ve senden ve benden geçip allaha ulasip atese ışıgindan dolayi aşık kelebekler gibi zar gibi kanatlarindan yana yana pervane olup yok olma halidir.. gercek asiklar allah dostlaridir..
Peki aşk ne degildir...alternatifler ureten bir duygu sistemi degildir.. aysu olmazsa bengican olur hic degildir.yani ask virgulle calismaz.unlemle baslar noktayla biter.kim demis unlem cumle sonuna gelir diye..unlem ilk bakisin sonuna gelir..