kalemini çok sevmesem de, ölümü göze aldan tavrı ile karşısında saygıyla eğildiğim aydın.
Mumcu'ya *
15 yıl oldu gideli,
Seni unutmadık,
Ama daha kötüsü,
Seni yok eden karanlıkların beslenmesini de engelleyemedik.
Dink geldi yanına ondan bilirsin.
O'nu vuran çocuk, sen öldüğünde 3 yaşındaydı,
Şimdi 18'lik katil.
Sen öldüğünde
Peşinden "hepimiz uğuruz" dedik,
Şimdi Hrant diyoruz,
Ve malesef,
Böyle giderse
Daha bir çok
"hepiz"lerimiz olacak.
sen gittiğinde
Susurluk yer altındaydı,
Sonra yer üstüne çıktı
Şimdi heryerde
Ama Sen de gittiğinde diğerleri gibi
gidişine olan hıncımız
aynı anda oldu umudumuz.
Seni kaybettik,
Hrant'ı kaybettik,
Ve belkide nicelerini kaybedeceğiz,
Ama şu umut yok mu
işte onu öldüremediler bir türlü,
Ve tüm güçlerine rağmen
umudumuzu öldürecek bir silah üretmeyi beceremediler
bir türlü.
Öldüğünde 17'yi bitirmiş 18'indeydim.
Gurbetteydim.
Şimdi ise çoğumuz kendi ülkesinde gurbette.
Gurbet acıdır,
acıtır.
Ama gurbetin en güzel yanı
Nazım gibi kemik dahi olsan
bir gün dönebileceğini kesin olarak bilmektir ülkene.
Söz,
Bir gün yanınıza
gidişinize ağlamak için değil
yarattıklarımızı anlatıp, gülmek için geleceğiz.
Bir gün ama mutlaka.