ankarada asansörlü evden eve nakliye işi yapan bir kürt, bizim ekipte de bir kürt olduğunu görünce gaza gelip şöyle bir hikaye anlatmıştı:
bu çocukken türkçü bir öğretmeni varmış. öğretmeni bunu evine kadar kovalamış. yakaladığı yerde dövmüş. evde çok kalabalıklarmış ama kimse öğretmene elini sürmemiş. öğretmen kalabalığı görünce kaçmış. öğretmen bunların düşmanı olan türkmen çocukları kayırıyor bunları dövüyormuş. (düşmanımız türkmenler dedi herif) hep ezilmiş hep dövülmüş vs.
şimdi bu herif nakliye için gelmeden önce 3 saat kadar asansör aradık çünkü eşyayı taşıyacak adamların asansörü kısa kaldı. tam rezillik çıktı. çinçin de ev taşıyoruz eşyalar kamyonda. tokinin sitesinde çinganlar cirit atmaya başladı. o gün o saatte o heriften başka gelen olmadı o da iyi para aldı. uğraşmam yoksa falan filan dedi herif. sırf bu yüzden bu herif bu hikayeyi anlatırken kimse sesini çıkartmadı. sonrada siktir oldu gitti. şimdi bunu okuyan içinde böyle kin nefret taşıyan kişilerde biliyor ki durum bundan biraz farklı. hiçbir öğretmen öyle bir şey yapamaz çünkü el kadar çocuk biz örgütteniz bana dokunursan yanarsın demeye başlar. hiçbir öğretmen öyle bir şey yapamaz çünkü doğru dürüst idealist öğretmenleri bile kaçırıp işkence eden şehit eden teröristler onunda kapısını çalabilir.
değinmek istediğim diğer bir nokta ise birçok kürtte teşhis ettiğim ortak nokta ortamda kim varsa onun fikirlerini övüyorlar ama ortamda herhangi bir tehdit olmadığına kanaat getirdiklerinde hele de ufacık bir teşvik görürlerse ezilen kürt halkı edebiyatına başlıyorlar. bunu genelleyemem ama tanıdığım kürtler içinde çok azı her şart altında tek vatan tek devlet diyor. çoğu ortamlarda dansöz gibi kıvırıyor.