zaman mefhumu olmayan dizilerdir. maalesef her sabah annemle saçmasapan bir türk dizisi izlieyerek nihayetinde bu saptamaya ulaştım.
maruz kaldığım bu dizide * mesela adam bir sahnede karısıyla tartışıyor, sonra başka bir sahne gösteriliyor; insanlar orada kahvaltı yapıyorlar, konuşuyorlar, sohbet muhabbet kahvaltı bitiyor, kahveler geliyor sonra tekrar o tartışma sahnesine dönülüyor. çiftimiz tartışmada gram gelişme kaydedememiş, esas kız "susma, bir şey söylesene niyeee niyee" diye çığırıyor. demek ki esas adam, öteki tarafın kahvaltıya başlayıp bitirdiği süre boyunca sustu. o esas kız da öylece susan adamın kafasına vazo geçirmedi demek. yok öyle yağma. dizileri üç saate tamamlayacağız diye gerçeklikten kopmuşlar resmen.
ya da ne bileyim bir sahnede kadın, hizmetçiye bir soru soruyor. hemen başka sahnede adam evinden çıkıyor, arabasına biniyor, şirkete gidiyor günün notlarına bakıyor, toplantıya giriyor. hoop tekrar kadın ve hizmetçinin sahnesine dönüyorlar ve hizmetçi daha yeni cevap veriyor soruya. yahu demezler mi sen onca süre boyunca naptın? o sürede kpss'ye girer çıkar beyin bedava diye video bile çekerdin allahsız bir soruya cevap vermek bu kadar uzun sürer mi?
velhasıl ya bu dizileri çekenler salak. ya izleyicileri salak yerine koyuyorlar nasıl olsa fark edilmez diyorlar. yahut böyle salaklıklar yaparak izleyiciyi salaklıkta maksimum seviyeye getirip çekecekleri yeni salaklıklara bağışık hale getiriyorlar.
çok fazla salak dedim çünkü birkaç istisnayı saymazsak türk dizileri salak.