ölüm çok yakın be sözlük ta en yakınında.. bugün bunu bir kez daha iyi anladım... hani hiç ölmeyecek gibi yaşıyoruz , gülüyoruz, üzülüyoruz, hayaller kuruyoruz ya.. her şey şu kalbin durmasına bakıyor o bir durunca bitiyor her şey.. kahrolası duracak zamanı da vakitsiz yapıyor... bugün hayat beni daha da nihilist yaptı... sürekli geleceği düşünmek, planlar yapmak, bunların hepsi bugün daha da bir boş geldi.. bugün, facebook'ta dolaşırken mezun olduğum okuldan tanıştığım, 2 mahalle ötemizde oturan bir arkadaşın çarşı taraftarı sayfasında resmini gördüm.. kendisi koyu bir beşiktaş taraftarıydı. önce hafif bir tebessüm ettim bizimki yine ne yapmış da resmini paylaşmışlar alem bu çocuk haa diye keyifli keyifli gülerken aşağıda bir yazı '' umutsuzca zamansız elveda '' unutmayacağız yüzünde ki masumiyeti.. noluyor lan dedim profiline girdim hemen.. yakın bir akrabası ileti paylaşmış trafik kazası sonucu yoğun bakım ünitesine alındı diye.. 1 saat sonrasında da maalesef kaybettik diye yazmış. herkes baş sağlığı diliyor noluyor lan dedim neler oluyor şaka mı bu.. hemen telefona sarılıp aradım aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor diyordu. yüzüm bembeyaz oldu kalktım hemen evlerine gittim evde kimse yok.. komşuları hastaneye gittiler küçük oğlan kaza geçirmiş dediler.. ordan hastaneye koştum girdim içeri yoğun bakımın önünde arkadaşın babası duvarı yumrukluyor ciğerim yandı diye bağırıyordu.. böyle bir değişik oldum. boğazım düğümlendi.. kendimi dışarı attım.. daha 3 gün önce mahallede turladık- konuştuk- güldük.. ama şimdi o yoktu.. geri gelmeyecekti artık.. gencecik fidan 18 yaşında aramızdan çekip gitmişti.. onunla arkadaştan öte abi-yeğen ilişkisi vardı. lisede bir kızdan hoşlanıyorum ama o kadar utanıyorum ki bu kız bana bakmaz deyip her defasında konuşamadan geri geliyorum kerata yanıma oturdu abi sen bu kızdan hoşlanıyon ben anlarım bence git konuş dedi. yok be oğlum o kız bana bakmaz deyince neyine bakmayacak be abi aslan gibi delikanlı adamsın. demişti daha ordan gözüm tutmuştu sıpayı.. gel-git samimi olduk.. afacandı- fırlamaydı ama kimseye zararı dokunmazdı.. yeğenim deyince artık büyüdüm şu lafı kullanma diye kızardı en fazla.. 3 yılda güzel anılar yaşadık kavgaya girdik dayak da yedik hamama gidip tas da dökündük... canım sıkılınca onu arardım çıkıp mahallede turlardık iyi gelirdi. son senesiydi lisenin.. annesi, bu eşşek oğlan bu kafayla liseyi bitiremez ahh yavrum okuyun bir meslek sahibi olun diye iç çekerdi arada.. daha okulunu bitirecek güzel günler görecekti... ama bugün yok işte.. yok işte lan yok... şaka gibi geliyor.. sanki yarın arayacakmış gibi.... o ilk afacanlığı halen gözümün önünde neyine bakmayacak abi aslan gibi delikanlı adamsın deyişi... daha yaşayacağı, yaşatacağı çok şey varken erkenden çekip gitmesi olmadı.. olmadı be paşam.. ağlıyorum... ağlıyorum.. dudaklarım titriyor ağlıyorum... sevdiklerinizin kıymetini bilin ölümün olduğu bir dünyada hiç bir şeyi ciddiye almayın.. bugün varız yarın meçhul... hani kral diyor ya yaşa, gül, eğlen hayatın tadını çıkart yeni bir gün var mı kim bilebilir?