Kendisini okurken arka fonda eski caz parçalar dinleyip hüzünlendiğim yazar.
Sinan akçıl'a olan masumane aşkını dile getirişindeki naiflik zaman zaman taşlaşmış yüreğime bir nisan yağmuru gibi geliyor.
Ardından meşhur bir şiirimsi sözü zihnimde canlanıyor bu yazarın ;
" Ölmek yok durup dururken
En sevilen uçurumların akşamüstü kıyılığında
Yıldızlardan uçan tozların aydınlığında
Ya sinan
ya akçıl
içimi ısıtan bir damda keder.
yoksa bu hayat oldukça beter."
Evet. Kendisini bunla hatırlıyorum. Soğuk bir sonbahar akşamı dilinden sapır sapır dökülmüştü kelimeler.