kelime anlamı itibariyle ünsiyet edebilen,yani ilişki kurabilen canlı,toplumdan soyutlanması düşünülemeyen varlık.
batılı düşünürler insanı hep hayvandan sadece bir derece üstün gören formülasyonlara imza atmıştır.nietzsche "insan,söz verebilen bir hayvandır"der mesela,descartes "insan düşünen bir hayvandır"der.sokrates'e "neden hep gençlerle vakit geçiriyorsunuz" diye sorulunca "at yetiştiricilerine baksanıza,yaşlı atlarla uğraşırlar mı,hep taylarla ilgilenirler"der,insanı at gibi dehlenip çüşlenen bir kompozisyon olarak görür.
thomas hobbes "insan insanın kurdudur"der,ingiliz iç savaşı'nda ingilizlerin birbirlerine nasıl zulüm ettiklerini görünce.insana büyük değer atfettiğine inanılan john locke "gemici gemisini karaya oturtmayacak kadarını bilse yeter"demektedir,insanın fazla bilmesinin sakıncalı olduğunu düşünür.
oysa insan mefhumunu böylesine dar kalıplara sığdırmak ve onun varlığına tek tip bir doğru yüklemek uygun değildir.bu açıdan en sağlıklı insan tanımının islam'da olduğunu söylemek hata olmayacaktır.insanın melekten üstün olabileceği,lakin hayvandan da aşağı olabileceği ifade edilir.kendisine doğruyu yanlıştan ayırt etme yetisi ile birlikte doğru bilginin de gönderildiği canlı olan insan,kendisine verilenin gereğini yerine getirdiği durumlarda melekten üstün olabilir,nitekim meleklerin tek görevi Allah'a ibadet etmeleridir,insan ise günah işleme potansiyeline sahiptir ve bile-isteye doğruya yönelerek melekten üstün hale gelme imtiyazına kavuşabilir.aynı şekilde,kendisine verilen iradi kabiliyeti yeryüzünde bulunuş gayesiyle birleştiremeyen insanın da hayvandan aşağı olma ihtimali vardır,ntekim hayvanlar doğru-yanlış ayrımı yapmaktan acizdirler,oysa insan bu iradeyi gösterebilecek donatımlara sahiptir ama bunun gereğini yerine getirmemiştir.