genç bir eleman güneşli bir günde elinde montla yürümektedir.
-mont beni;
Tedarikliyim diye sevindim durdum
Sıcağı görünce yandım kavruldum
Mecnun oldum çöllere savruldum
Kırk kapıya muhtac eyledi mont beni
Bir garip ercanım bu dünyada konar göçerim
Gahi ağlar gahi gülerim
Mont elde diyar diyar gezerim
Onulmaz dertlere saldı mont beni...
- Oha bütün gün elde montla dolaşa dolaşa erdim lan. Çilelerin en büyüyüymüş hakkatten. erdim bee. yuppiii..