bize göre komünizm, ne yaratılması gereken bir durum, ne de gerçeğin ona uydurulmak zorunda olacağı bir ülküdür. biz, bugünkü duruma son verecek gerçek harekete komünizm diyoruz. bu hareketin koşulları, şu anda var olan öncüllerden doğarlar.
dünyada ve türkiye’de kapitalizmin yarattığı bugünkü berbat duruma dair birçok gelişme sosyalist işçi sayfalarında anlatılıyor. iki bela var ki, bugünkü duruma son vermemizi gerektiriyor: iklim değişikliği ve bölgesel savaşlar ile açığa çıkan yeni bir dünya savaşını altan alta hazırlayan militarizm.
peru’nun lima kentinde toplanan birleşmiş milletler iklim zirvesi anlaşmayla bitti. devletlerin kendi aralarında yaptığı bu anlaşma, hiçbirinin gereken önlemleri almadan karbon salımına devam etmesi oldu.
zirve içinde yapılan bir bilimsel oturumda ise son dönemde küresel ısınmaya neden olan sera gazları salımındaki büyük artış sonucu dünyanın ısısının 2030’larda 2 dereceyi geçebileceği açıklandı. bu, buzulların erimesi ve deniz seviyesinin onlarca metre yükselmesi başta olmak üzere iklim felaketlerinin yüksek bir risk hâline geldiği geri dönülemez duruma geçiş demek.
2014, birinci dünya savaşı’nın 100. yıl dönümüydü. ukrayna ve ortadoğu’daki savaşlara işaret eden farklı görüşlerden birçok kişi, şimdiki koşulların 1914 öncesine çok benzediğini söyleyerek yeni bir dünya olasılığından söz etmeye başladı.
dünyada askeri harcamaların yıllık toplam büyüklüğünün 1,75 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
stockholm uluslararası barış araştırmaları enstitüsü’nün (sipri) 2008-2012 verilerine göre en fazla silah satan beş ülke abd, almanya, fransa ile rusya ve çin. iki emperyalist kamp, suriye’de ve ukrayna’da karşı karşıya. emperyalist devletlerde üslenmiş silah şirketleri, diğer haydut devletleri tepeden tırnağa silahlandırıyor.
özel mülkiyete ve rekabete dayalı bugünkü dünya ekonomisi, küresel ısınma ve savaş üretiyor. aynı anda, iklim değişikliğine karşı gerekli önlemleri almak ve temiz enerjiye geçmek, hem de yeni bir dünya savaşını besleyen militarizmi ve savaşları sınıf savaşıyla durdurmak zorundayız.
iki belayı da yenmek sınıfsız ve iktidarsız bir topluma geçmekle mümkün. marx’ın bahsettiği komünizm bir ütopya değildir. gerekliliği, çürümüş kapitalizmin yarattığı koşullardan doğuyor.