milliyetçilik

entry1063 galeri
    724.
  1. genellikle ulusların birbirlerine karşıt, birbirlerine düşman, birbirlerine tamamen yabancı ve birbirinden kopuk oldukları düşüncesinden hareket eden burjuva ideolojisine ve politikasına verilen ad..
    milliyetçilik, kapitalist ulusların ortaya çıkışıyla birlikte, burjuvazinin çıkarlarını, ulusal bir pazar, ulusal bir devlet kurma çabalarını ve diğer ulusları baskı altına alma isteklerini dile getiren, tipik bir burjuva ideolojisi ve politikası olarak ortaya çıkmıştır.
    burjuva milliyetçiliği, kapitalist toplumun ortaya çıkış ve yükseliş döneminde, demokratik fikirlere ve amaçlara bağlı olduğu sırada, feodalizme karşı yürüttüğü savaşımda, başlangıçtan itibaren, ulusun birleşmesini sağlamak bakımından belirli bir ilerici rol oyanmıştır. ne var ki, öte yandan milliyetçilik ulusların eşit haklara sahip olmasına karşı çıkıp, kendi ulusunu diğer bütün uluslardan üstün tutarak, tutucu ve gerici özellikler gösterir. feodalizme karşı çıkarken, ilerici bir rol oynayan burjuva milliyetçiliği, burjuva demokratik devrim aşamasından sonra, gitgide, tümüyle gerici bir ideolojiye dönüşmüş ve nihayet emperyalizmin, başka ulusların ezilip sömürülmesini, işçi sınıfının ve dünya komünist hareketinin bölünüp parçalanmasını haklı çıkarmak için başvurduğu ideolojik bir araç olmuştur. milliyetçilik, emperyalizm aşamasında sık sık saldırgan şovenizm biçimine dönüşür, aynı zamanda sermayenin uluslararasılaşması anlamına gelen kozmopolitizme bağlanır.

    marksçı-leninci partiler, burjuva milliyetçiliğinin her türlü dışavurma biçimine karşı tutarlı bir savaşım yürütür ve bu milliyetçiliğin karşısına proletarya enternasyonalizmini çıkarır.
    kapitalizmden sosyalizme geçişin dünya çapında gündeme girdiği ve ulusal kurtuluş devrimlerinin her yanı sardığı çağımızda, gerici burjuva milliyetçiliğinden ayrılan ve mahiyeti gereği anti-emperyalist olan yeni bir milliyetçilik doğmuştur. emperyalizmin ezdiği ve sömürdüğü ülkelerdeki halk kitleleri özgürlük ve bağımsızlık isteklerinin bir ifadesi olarak ortaya çıkan bu milliyetçilik, belirli tutucu özellikler ve uğraklar içermesine karşın, demokratik fikirler ve hedefler taşımaktadır. pratik deneyimlerin de gösterdiği gibi, ulusal kurtuluş devrimleri kesinlikle demokratik ve sosyalist yönde gelişirse, bu gerici özelliklerin ve uğrakların önü alınabilmekte ve aşılmaktadır. tutucu burjuva güçleri, o zaman ulusal kurtuluş hareketleri, dolayısıyla, devrimleri üzerindeki etkilerini yitirmekte, giderek emekçi kitlelerin ve özellikle işçi sınıfının etkisi çoğalmakta, böylelikle demokratik ve sosyalist fikirlerin ağırlığı da artmaktadır. marksçı-leninci partilerin bu yeni tip milliyetçilik karşısındaki tavırları, tutucu, gerici burjuva milliyetçiliği karşısındaki tavırlarından çok farklıdır; onlar, bu hareketin ilerici özünü desteklerler, olumlu yönde gelişmesine yardımcı olurlar ama aynı zamanda içindeki tutucu özellikleri eleştirmekten de geri kalmazlar
    1 ...