akp: %59 - 268 bin.
chp: %18 - 82 bin.
mhp: %15 - 70 bin.
saadet: %3.42 - 15 bin.
has parti: %1.56 - 7 bin.
şimdinin hdp'si o dönemin bdp'sinin esamesi bile okunmuyor o yıllarda trabzon'da.
bakıldığı zaman chp trabzon'da durağanlığını yüzde olarak korumuş. akp ise 15 bin civarında ve %4'e tekabül edecek bir oranda oy kaybına uğramış. bu durum karadeniz'de genel olarak bu şekilde. akp karadeniz'de en az rize'de olmak kaydıyla 3 bin oy kaybına uğradı. diğer şehirlerde en yoğun oy kaybına uğradığı yer ise samsun. akp bir önceki genel seçimlerde 460 bin oy aldığı samsun'dan bu sefer 400 bin oy alabildi. ve %61.86'dan %52.93'e düştü. trabzon'a dönecek olursak bir önceki genel seçimlere göre mhp 26 bin civarında oy artırmış. böylece koray aydın 2011'de olduğu gibi yine mhp'nin trabzon'daki tek milletvekili olarak seçildi. ancak bu sefer farklı olan durum mhp'nin trabzon'da 2. parti olması. tahmin edildiği üzere mhp trabzon'da ve genel olarak karadeniz'de oylarını artırdı. bunda pek tabii akp'nin ''çözüm süreci''ndeki karadenizli'ye göre ''olumsuz'' hamleleri etkili oldu. akp'ye oy vermektense mhp'nin tercih edilmesi şu süreçte her ne kadar mantıklı olsa da tayyip diktası ''tamamen'' sona erdiğinde baş edilecek bir ''milliyetçilik'' furyası olduğu aşikar. zira karadeniz'de ve trabzon'da, belki de tüm türkiye'de, yanlış anlaşılmış bir milliyetçilik söz konusu olduğunu düşünüyorum. örnek vermek gerekirse, trabzon'daki milliyetçiler, vatanseverler için bir derenin, vadinin yok edilmesi herhangi bir sorun teşkil etmez. sümela'da, uzungöl'de, güzelim yaylalarda ziyarete gelenlerin çöplerini yerlere atması çok büyük bir problem değildir. ''yeşil yol''un ne olduğu konusunda henüz bir fikri yoktur. trabzon meydanı'nda sigarayı içtikten sonra yere atmanın ''milliyetçilik'' ile ne gibi bi ilgisi olabilir ki zaten? ancak her defasında ekolojik yıkımdan bahsedip mücadele yolunu ve ışığını gösteren hdp terörist olarak addedilir bu şehirde. hatta ''trabzon'dan hdp'ye oy çıkmaz'' gibi bir ''faşistsözü'' oluşmak üzere neredeyse. ama gel gör ki, hem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hem de 2015 genel seçimlerinde hdp siyasetinin bal gibi de karşılık bulduğunu görüyoruz. ben bu seçim 5 bin civarı oy bekliyordum ama hdp'nin oyu 4 bin civarında kaldı. şuraya bağlıyordum. ekolojik yıkımdan söz eden, halkları bir araya getiren, trabzonspor'un haklı 2010-11 davasının baş suçlusu aziz yıldırım'ın aklanmasına mecliste tek başına muhalefet eden bir parti, silahların susması barışın var olması için mücadele etmeye kalkışmışken ve buna göre söylem oluştururken trabzon'da karşılık bulmak için siyaset üretiyor. bizim sözde milliyetçiler ve akp'liler de bu söyleme karşılık faşizan bir tavır barındırıyor. ama ''çözüm süreci''ni başlatan ve gerektiğinde öcalan'ı dolaylı olarak muhattap alan akp trabzon'da hala 253 bin oy alabiliyor. bundan rahatsızlık duyan bir kesim ise daha önceki seçimlerde akp'ye oy verdiği aşikar bir şekilde akp'yi bırakıp mhp'ye oy veriyor. işte bu oynak kesim sayesinde mhp trabzon'da ve karadeniz'de oylarını artırmıştır. ama hdp'yi teröristlikle suçlayıp akp'ye oy verenler işin neresinde durduklarının farkında değiller galiba. hatta ve hatta trabzonspor'un şampiyonluğunun gasp edildiğinin farkında olup akp saflarında yer alanlar nasıl bir akıl tutulmasına sahip olduklarının bilincinde midir? kupa daha önceden başbakandaydı şimdi ise cumhurbaşkanında. konuyu çok dağıtmadan toparlayayım. genel olarak görüldüğü üzere doğu oylarının 180 derece dönüş yapmasına rağmen ülkede değişen tek şey ''tek başına iktidara gelemeyen bir hükümet''. bunu temelli değiştirecek olan potansiyel karadeniz'de mevcut. karadeniz insanı olayları geç yorumlamaktaki aciziyetini maalesef ki ülke geleceğini belirlerken de gösteriyor. karadeniz şu an sararmış durumda. karadeniz yeşerirse türkiye yeşerir.