seçim sonrası açıklamalarının iki yönü olan ve bunlardan birisinde mevcut şartlar altında koalisyona kapılarını kapatan ama diğerinde de aslında koalisyona kapısını açan siyasetçi.
maalesef seçim sonrası konuşmasının büyük kısmını izleyemedim. ama dinlediğim kısmında yaptığı atarın dışında ciddi şekilde "istikrar" "ülkenin selameti" "koalisyon kurma zarureti" gibi şeylerden bahsediyor. akpnin ve daha doğrusu erdoğanın geçmişteki icraatlarına ve söylemlerine vurgu yapıyor.
bahçelinin tüm koalisyonlara kapıyı kapatacak kadar siyasi akıldan nasibini almamış bir siyasetçi olmadığını varsayıyorum. bu durumda yaptığı açıklamadan şunu anlıyorum:
- akp çözüm süreci adı altında başlattığı süreci devre dışı bıraksın.
- tayyip erdoğan parlamentodan ve dolayısıyla akpden elini eteğini çeksin.
- akp mhp ile uyumlu bir politika izleyeceğine dair bir ön söz versin.
- biz de bu ve benzeri şartlar altında yeni akp ile bir ortaklık kuralım. memleket hükümetsiz kalmasın, istikrar kurulsun.
bahçeli bir şeyin gayet farkında. bugün akp darma duman olsa ve merkez bir sağ parti kurulsa, bahçelinin koltuğu hiç olmadığı kadar sallanır. şimdiye kadar adeta hiç bir şey yapmayarak oyunu yüzde 17lere çıkaran mhp, bir gecede barajın altında kalabilir. o yüzden de bu seçim sonuçlarına göre en rahatsız olması gereken parti mhp.
mhpnin sürekli yükselen kürt hareketine vaat edebileceği hiç bir şey yok. parlamentoda bu durumda olan tek parti. bahçelinin "akp-chp-hdp birleşsin" çağrısının altında yatan da bu. mhp hdp ile ve akp ile bağ kurmayarak ve bunun haricinde de neredeyse hiç bir şey yapmayarak bugünkü konumuna geldi. ama bu siyaset şimdi uçuruma sürükleniyor. çünkü mhpnin bu pasif stratejisi, akpnin tek başına iktidar olduğu, çözüm süreci altında akpnin pkklı ve hdplilerle görüştüğü, yerine göre iş birliği yaptığı, tamamen statik bir türkiye programı üzerine kuruluydu. şimdi ise statik türkiyenin sonuna geldik. artık tek parti iktidarı yok. hdpnin baraj korkusuyla bağımsız girdiği parlamentoda vekillerinin yarısının baltalandığı bir türkiye de yok. ufukta 4 senelik bir hükümet de görünmüyor. dört tane partinin yarışacağı bir seçim de...
bahçelinin gaz sancısı bundanmış gibi geliyor bana. ama şunu unutmasın ki risk almayarak, karda yürüyüp izini belli etmeyerek, suya sabuna dokunmayarak oynadığı politika oyununun sonuna geldi. şimdi artık kendisi için en büyük risk, risk almamak. korkak oynamak. ya çıkacak ve akp ile pazarlıklı bir hükümet kuracak. çıkacak, çatır çatır şartlarını koyacak masaya. diyecek ki, erdoğan oturduğu yerde otursun. malum bakanlar ve kişiler hakkındaki davalar ivedilikle görülsün. cezasını çekecek olanlar çeksin. biz de yeni bir akp ile koalisyon yapalım.
ya da tıpkı kılıçdaroğlunun son yıllarda chpde yaptığı gibi mhp içerisinde bir reforma ve revizyona gidecek. neredeyse 20 yıldır ekmeğini yediği milliyetçilik türküsünün içini dolduracak. kürt meselesine bir çözüm üretecek. siyasal islam ile arasına ne kadar mesafe koyacağını, ne kadar yan yana duracağını açık açık anlatacak. milliyetçiliğinin ne ölçüde etnik olduğunu ve ne ölçüde kapsayıcı olduğunu açıklayacak. kısacası ne olduğu belli olan bir mhp yaratacak ve bir dahaki seçimde seçmenin karşısına onunla çıkacak.