bakırköy akıl hastanesinin bir odası onun için ayrılmıştı. istediği zaman gelir kalırdı. ney'le çocukken tanıştı ve ona aşık oldu. yaşadığı kasabada yine çocukken bir gün çalgı sesleri duydu ve sese doğru koştu. isyancı oldukları söylenen kişilerin kesilmiş başları elinde olan kasabalılar yürümekteydi. içinde derin yaralar açan bu olayı hiç unutmadı.
önce izmir mevlevihanesine girdi sonra istanbul'a geldi. hiç susmadı, eleştirleri nedeniyle defalarca sorgulandı. 1903 yılında istanbul'u terk etti ve mısır'a kaçtı. mısır'da neler yaşadığı ise bir sır olarak kaldı. II meşrutiyetin ilanıyla önce izmir'e oradanda istanbul'a geldi. ölümü ise çoğu kişinin yapamayacağını yaptı. cenaze törenine bilimadamından sarhoşuna, devlet adamından keşlere kadar herkesi buluşturdu.