2. Sosyalizmin Bilimsel Tahlili
Sosyalist öğretinin başlangıç noktası, burjuva toplum düzenine ilişkin eleştiridir.
Sosyalist yazarların bu anlamda çok başarılı olmadıklarının farkındayız. iktisadî
mekanizmanın işleyişini yanlış anladıklarını ve işbölümüne ve üretim vasıtalarının özel
sahipliğine dayalı sosyal düzenin çeşitli kurumlarının işlevini anlamadıklarını biliyoruz.
Sosyalist teorisyenlerin iktisadî süreci tahlil ederken yapmış oldukları hataları
göstermek zor olmamıştır; tenkitçiler, sosyalistlerin iktisadî öğretilerinin apaçık hatalar
olduklarını ispat etmede başarılı olmuşlardır. Yine de kapitalist toplum düzeninin az
veya çok kusurlu olup olmadığını sormak, neredeyse, sosyalizmin iyi bir ikame sağlayıp
sağlayamayabileceği sorusuna kesin bir cevaptır. Üretim vasıtalarının özel sahipliğine
dayalı sosyal düzenin hatalara sahip olduğunu ve muhtemel bütün dünyaların en iyisini
yaratmamış olduğunu ispatlamış olmak kâfi değildir; ayrıca, sosyalist düzenin daha iyi
olduğunu da göstermek zaruridir. Çok az sosyalist, bunu ispatlaya çalışmıştır ve
yapılanların büyük bir kısmı, hiç de bilimsel olmayan bir tarzda, bazıları da
ehemmiyetsiz bir şekilde yapılmıştır. Sosyalizmin bilimi basittir ve hakikaten kendisini
“Bilimsel” olarak adlandıran sosyalizm türü, bunun için suçlanan sonuncu sosyalizm
değildir. Marksizm, sosyalizmin gelişini sosyal evrimin kaçınılmaz bir aşaması olarak
sunmakla tatmin olmamıştır. Eğer sadece bunu yapmış olsaydı, bilimin nezaretine
havale edilmesi gereken sosyal hayatın problemlerine ilişkin bilimsel inceleme
üzerindeki bu zararlı tesir için gayret gösterilmemiş olurdu. Marksizm, sosyalist düzeni,
sosyal hayatın tasavvur edilebilir en iyi şekli olarak betimlemenin dışında bir şey yapmış
olsaydı, hiçbir zaman bu türden zararlı neticelere sahip olmayacaktı. Ama safsata
yoluyla sosyolojik problemlerin bilimsel incelemesine mani olmuş ve zamanın
entelektüel atmosferini zehirlemiştir.