beşiktaşlı taraftarların hak etmediği teknik direktör. bence de gitsin bu nankörlere fazla bu adam.
bakın beşiktaş gibi bir takımdan bahsediyoruz. kimse beşiktaş'tan bahsettiğimizin farkında değil sanırım, bir hatırlatalım. ilk olarak şu adamın eline verdiğiniz kadrodan en fazla 2 ya da 3 kişi galatasaray'ın fenerbahçe'nin ilk 11'ine girer. golcü diye adama sezon başında cenk tosun diye anadolu topçusu, rakibinizin 10 numarası wesley sneijder'ken 10 numara olarak jose sosa, attığı gollerin çoğu penaltıdan olan, sahada ruh gibi gezen demba ba yı alıyorsunuz. demba baolayı da başka zaten, adama marşlar yazarken bir anda söver oldunuz, yapmadığınız kaypaklık kalmadı. bir de şereften gururdan bahsedersiniz.
yönetimin bu adama yaptığı tek doğru düzgün, lig şampiyonluğu için yeterli olabilecek düzeyde yaptığı transfer gökhan töre transferi. belki zorlarsak sosa da eklenir buna. bunun haricinde kalan kadroyu saymaya gerek yok veli'li necip'li kadrodan bahsediyoruz amk. ya hepsini geçtim lan bu adamın elinde sağ bek mevkisinde oynayan oyuncu yoktu. ilk yarıyı böyle geçirdi, ikinci yarı da daniel opare diye saçma sapan bir herifi aldılar kadroya. ligin ilk yarısında da beşiktaş fener maçını bu yüzden kaybetmişti, fener o kanattan beşiktaş'ı ağlattı maçı aldı. adamın elinde bek yok, çıkıp kendi mi oynasın? sonra bilic derbi kazanamıyor rerörerö.
ya şimdi size soruyorum, gökhan töre, demba ba haricinde şu takımı anadolu takımından farklı yapan tek bir adam söyleyin? söyleyemezsiniz çünkü elinizdeki as kadronuz anadolu topçularından oluşuyor, bursaspor'dan, trabzonspor'dan pek farklı kadronuz yok. bilic olmasa zaten şu ana kadar rakibiniz gs, fb değil trabzonspor, bursa, başakşehir için 3. için yarışıyordunuz.
şu adamın performansını bir inceleyelim. beşiktaş, dış sahada 16 maçta 37 puan toplayarak deplasmanda en çok puan toplayan beşiktaş olmuş. şampiyonluk için çok çok başarılı bir deplasman karnesi. ee o zaman sorun nerede? beşiktaş, içeride oynadığı 16 maçta 29 puan toplamış. vurgulayarak söylüyorum, içerde oynadığı maçlarda 7. sırada. konyaspor bile evinde 30 puan toplamış. şimdi bu tablo, bilic'den mi kaynaklanıyor? beşiktaş'ın içerde oynadığı maçlar deplasmandan daha zor geçti, o boktan stadlarda oynamak zorunda kaldı. bazı maçlar vardır takım kötü oynar, kazanacak futbol oynamaz, ama stadyum ve seyirci o maçı alır. işte beşiktaş'ın bu sezon en büyük eksiği buydu. kaldı ki son konya maçında tribünler bomboştu, takım ölü gibi zaten. bir kere şampiyonluğa olan inancı bilic ve takımdan önce taraftar kaybetmişti. siz zor anda takımı yalnız bırakın sonra bilic baskıyı kaldıramıyor rerörerö.
bir de tercihlerini eleştiren arkadaşlar var. ya bu ülkede herkes her boku biliyor lan. bu adam senin o beğenmediğin taktikleriyle son haftalara şampiyonluk yarışına kadar gitmiş, avrupa ligi'nde çeyrek final oynamış, çok biliyorsan sözlüğe taktik yazacağına siktir git lisans al teknik direktörlüğe başla. adamı sanki kulübede diego costa'yı oturtup, mustafa pektemek'i oynatıyormuş gibi eleştiriyorlar. elbette ki hatalar yapacaktır, ama bir kişiyi değerlendirirken sadece hatalarını değil doğrularıyla değerlendirmek gerekir. şu takım şu noktaya geldiyse bu adamın doğrusu yanlışlarından fazladır.
şu adam gelmiş, sizin sikindirik takımınızın sikindirik kadronuzu almış şampiyonluk yarışına sokmuş. avrupa'da liverpool gibi bir takımı elemiş. yani beşiktaş'ın şu noktaya kadar getirmesi zaten büyük bir başarı. bir de bu adama söverek gitsin diyorsunuz. bunun adı vefasızlık gerçekten. galatasaraylı olarak söylüyorum, siz bu adamı hak etmiyorsunuz, umarım takımdan gider yerine hak ettiğiniz gibi samet aybaba türevinde biri gelir.