geçen bir teyzenin memintoları arasında sıkıştım.
orta kapının orada ''güzel ama yalnız durağım burhaniye'de inmek üzere bekliyorum''
bekliyorum dediğime bakmayın yulaf ezmesi olmuşum.
memintolarıyla kafamı cama yapıştırdı.
titanic'teki o ünlü araba sahnesini yaşadık.
tek farkı o el yerine benim kafamdı.