öncelikle reis denen kitabı okudum, evraksal bir dökümanla karşılaşmadım, karşılaşanı alnından öperim. ha soner yalçın'ın söyledikleri kanunsa eyvallah der sineye çekerim durumu, sıkıntı değil.
şimdi tek tek yanıt verelim;
evet, istihbarat ajanları her ülkenin içinde cirit atar, eylemlerde bulunur..bunun yegane katalizörü de "angaje" ettikleri sığırlardır. en açık böyle anlatılır herhalde.
yakın geçmişte de bunu; uğur mumcu-savak/mossad, hablemitoğlu-bnd operasyonlarıyla gördük zaten. kimi atasagun-hablemitoğlu çatışmasından mütevellit mit'i suçladı, kimi altın davasından amerika'daki malvarlıksız hoca bozuntusunu.
uğur mumcu'da da konu bir çok tarafa çekildi.
mah kurulduğu vakit, bunun cia'nın teknik desteği, altyapı yardımları, bütçe yardımları ile yapıldığını bilmek gerekiyor önce. yani deniz doğmadan önce de istihbarat kurumları arasında (meh/mah/mit-cia/mossad) bir alışveriş söz konusu idi. fuat doğu ve 1965'de çıkan mit yasası ile, taşkilatın yeniden tanımlanması ile bunlar biraz daha gizliliği bürünse de olaylar biliniyordu, kısmi şeffaflık hakimdi. 3-5 dandik kitap okuyup yorum yapması kolay gerçi, neyse, devam edelim;
işin asıl ilgin yanı, 1980 li yılların ortalarına kadar başbakanlık faturalarını dahi mit ödüyordu, hem de cia'dan gelen destekle. hayat ne garip değil mi vapurlar felan?
bunlar zaten her zaman bilinen, deniz gezmiş ile ortaya çıkmayan, 3-5 "terörist" eylemle de engellenmesi mümkün olmayan anlaşmalara dayanıyordu aslında.iyi veya kötü.
ha, bu aynı zamanda demek olmuyordu ki,cia denen kendini yönetmekten aciz kurum türkiye'yi yönetiyordu.elbette kendilerini bir çok bilgi aktarılıyordu, ancak bunlar asla ülkenin doğrudan çıakrları ile alakalı, ülkeyi zor durumda bırakacak, bilgiler değildi işin içine hainlik girmediği müddetçe.
hmm, peki hainlik girdi mi? insanoğlu bu, girmez mi?
sabahattin savaşman..amerikalılara bilgi satarken, "cia ajanlarının evinde", "mit'in suçüstü baskını" ile gözaltına alındı..hani cia yönetiyor ya ülkeyi, evini basmışlar işte.
ha başrolde eymür ve abas'ın olmasından da burada hikayeler türetenler çıkacaktır tabi, çıksın. ne de olsa hem eymür hem abas cia ajanı..doğru ya, atlamışız bunu.
şimdi gelelim, kırmızı bültenle aranan insanın emniyet müdürü milletvekiliyle aynı arabada olması hususuna.
bu bir kere bir kanıt değil.
bilinir ki; istihbarat servisleri( burada adı da geçmiyor ya) ajan provakatör kullanır..bunlar da yurtiçi/yurt dışında nüfuzu olan, insanlara sözlerini geçirebilen insanlar arasından seçilir. kendilerine rahatça dolaşım hakkı tanınırken, gizli servislerin pis işleri ihale edilir. aksi gibi çatlı sadece mit tarafından da kullanılmıyordu. yurt dışında hem bnd hem de mi6 bu adama bir sürü iş ihale etti.
ben bunları biliyorum bilmesine de; hani aynı sen ve senin gibilerde olduğu gibi çatlı ve fanatikleri anlamazlar bunu, çok da kasmıyorum o yüzden..en kötü soner yalçın'a ihale ederiz, bilinçlerndirir gençleri.