cimri bir patronum var benim, kuruşun hesabını yapar. bi gün elektrik faturası geldi, çıldırdı bizimki.
- bundan sonra klimayı çalıştırmayacaksın!
- ölelim mi soğuktan?
- ölün lan bana ne, faturadan haberin var mı!
- tamam sinirlenmeyin, ikikat giyeriz olur biter
- ha şöyle, yerden toplamıyoruz parayı akıllı olun.
içimden "ben sana yapacağımı biliyorum" dedim. dışımdan he he diyip kandırdım, insafa gelip 20 derecede çalıştırmamıza izin verdi. her sabah işe gelince 30 dereceye ayarlayıp, kumanda da 20 derece gösteriyorum. ortam sıcacık, her gün keyifler tavan. aylardır böyle kandırıyorum bu geri zekalıyı, bir kez bile kıllanmadı. ay sonunda faturada değişiklik olmayınca köpürdü, mecbur gitti ödedi. her gün kumandayı kontrol ediyor ama bir bok çaktığı yok, içerde 30 derece sıcaklık var hamam gibi.
klimayı kıstık hala nasıl bu kadar fazla fatura geliyor diye diye kafayı yedi, iş arkadaşım bile olayı çakmadı lan.
- ne güzel sıcacık burası eheehe
- patronumuz düşünüyor bizi (sinsi sinsi gülüyorum)
- sence niye bu kadar fazla fatura geliyo?
- bilmiyorum herhalde kazıklıyorlar bizim patronu (anlamlı bir bakış atarak)
- bunun nasıl olduğunu arasın bence, bulur belki ha?
- bulur tabi (ahahaa arasın dursun pezeveng nah bulur)