Güdümlü terlikleriyle bazen bir asker, bir yerimi çizdirdiğimde oraya nefesiyle pansuman yapabilecek güzel hemşire, her gün parfümünü yemek kokusu yapan pekiyi aşçı, hayat bilgisi dersini zorunlu ders seçmemi kılan ve bunu bana öğreten bilge öğretmenim, çorap, yatak altı, yorgan arası gibi üst düzey güvenlikli bölgelerden para akışını sağlayan bankacım, babama birşey anlatmaya çalışırken söylediklerimi ona en iyi anlatan çevirmen, kardeşlerim arasında yaşadığım paylaşımsızlıklarımızda sanıklarına eşit muamele eden hakimim, hayatım gibi bozuk bir elbisemi her zaman ince dikiş ustalıklarıyla düzeltebilen terzim ve en önemlisi de bütün bu özellikleri kendinde toplayabilen kadına hakkını nasıl ödeyebileceğimi düşünen ben.