Kendisini ilk defa bu hafta sonu gördüm; canlısını manlısını değil, TV'de şarkı söylerken.
Dudu Peri o kadar içimize işlemiş ki, Sinan Akçıl yazısını görünce dondum kaldım, kanal değiştiremedim, sanki bir günah, suç işleyecekmişim gibi parmaklarım kanal düğmesinden uzaklaştı.
iki üç dakika izledim, sesini kıçını başını dinledim.
Sonra Dudu Periye hayret ettim. Adam bildiğin tipsiz, çirkin, manda yüzlü bir şey. Bebek yüz değil, karizma yok, o kadar solgun bir sarışın ki adam neredeyse saydam, öte taraf gözükecek. Bir tek genç olmanın verdiği bir çocuksuluk var, iki üç yıl sonra kartlaşınca o da gidecek...
Vay anasını; televizyona -ben dahil- kimi çıkarırsan çıkar, bu kızlar aşık olacak demek ki. Önemli olan tip değil televizyona çıkıp acıklı acıklı kafa sallamak arkadaşlar.
edit: belki dudu peri'nin ölümsüz ve tertemiz aşkı yüzünden bir zeus bekliyordum, belki beklentim çok yüksekti ondan şaşırmış olabilirim.*