evrim teorisi

entry3509 galeri ses2
    2579.
  1. ne zaman muhabbeti geçse birkaç yıl önceyi hatırlatan teoridir.

    hani gençler arasında kutsal sayılan bir oda var, öğretmenler odası, bildin mi? hoca teneffüste gönderdiydi fotokopi çekeyim diye. oflaya puflaya indim. oflaya puflaya indim çünkü biliyorum olacakları, en az beş öğretmene çay dolduracağım, en az iki öğretmene kantinden su alacağım, en sonunda da müdüre kahve yaptırıp yollayacaklar.

    indim en alt kata, kendini müsabakaya hazırlanan boksör misali derin derin nefes alıp veriyorum. sonra bir baktım, anaa bağırış çığırışlar geliyor öğretmenlerden. o an her şeyi unutup açtım kapıyı, kolay mı öğretmenler odası dedikodusu yakalamak?

    içerisi kavga kıyamet. kağıtlar havada uçuşuyor, millet terlemiş sinirinden. bir an olayı anlamadım, geçtim fotokopi makinesinin önüne kağıdı koydum, dile kolay 250 tane çektirecem. bastım düğmeye, dayandım makineye olayı izliyorum.

    bir tarafta dinci gülcan, öteki tarafta biyolojici kamuran, ama nasıllar anlatamam, dinci gülcanın peruk kaymış, biyolojici kamuran elinde kağıtlar bağırıp duruyor garibim gülcan'a. konu evrim teorisiymiş meğersem.

    biyolojici kamuranın arkasında fizikçi, felsefeci, mantıkçı, kimyacı destek çıkıyor, dinci gülcan: "allah görecek bunları, allah!" diye bağırıyor. ortadaki yuvarlak masanın çevresinde güreşe çıkmış pehlivanlar gibi dönüyorlar.

    işin garibi geri kalanlar da kenarlara çekilmiş, ilk kim masanın üstünden ötekine atlayacak diye izliyorlar. milletin kafası baykuş misali, 360 derece dönecek neredeyse. kimse tek cümle dahi kaçırmak istemiyor. benim de kağıtlar bitti, biri gelip "ne işin var burada?" demesin diye fazladan 100 daha çektiriyorum. ben de kaçırmak istemiyorum doğal olarak.

    olaylar kızıştıı. müdür yardımcısı rahatsıız. dinci yitiik. felsefeci coştuu...

    en son müdür girdi içeri, "ne ulan bu gürültü?" diye. havadaki kağıtlar yere düştü. öyle bir sessizlik çöktü ki, insan nefes almaya korkuyor. ben de pustum makinenin köşesine, görse ağzıma sıçacak. dinci gülcan peruğunu düzeltti, kamuran saçlarını topladı. ikisi de nefes nefese. olaylar ilginçleşti, her zaman öğrenciler için duyduğumuz "çabuk odama çıkın" cümlesini duydum, hem de hocalar için.

    o an öğrencilik hayatımda bir çağ kapanıp öteki çağ başladı işte. gülesim var ama büzük yemiyor. o sırada müdürle göz göze geldik, "sigigt sınıfına sen de, terbiyesize bak, oradan öğretmenlerini izliyor" dedi.

    kabak yine benim başıma patladı.
    gülcan 3 ay kamuranla konuşmadı, sonra da başka okula gitti.
    kamuran o dönemin sonuna kadar girdiği her sınıfta evrim teorisinin öneminden bahsetti.
    bu olaydan sonra kamuran ile felsefeci haydar evlendi. biz zaten anladıydık aralarında bir şeyler olduğunu.
    allah mesut etsin diyelim..

    evrim teorsi? hala tartışma konusu...
    4 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük