çocuk yaşlarda dünya klasiklerini okumak

entry1 galeri
    1.
  1. Schiller, 1797 senesinin Mayıs ayında Goethe’ye yazdığı bir mektupta, Aristoteles’in eserlerini ilk defa okuduğunu belirttikten sonra devam ediyor:

    “O’nu daha önce okumamış olmaktan dolayı çok mutluyum. kendimi, şimdi bana sağladığı büyük bir zevkten ve bütün faydalarından mahrum bırakmış olurdum. Eğer O’ndan yararlanacak bir biçimde okunacaksa, öncelikle temel kavramlar oturtulmuş olmalı; ele aldığı konu, yeterli düzeyde bilinmiyorsa, O’ndan akıl almak tehlikeli olacaktır.”

    Schiller bu satırları kaleme aldığında 47 yaşındaydı. Dünya kadar eser vermiş, Goethe’yle birlikte klasik Alman edebiyatının zirvesinde yerini almıştı o yaşında. ilk defa okumuş Aristoteles’i.

    Alıntıladığım pasaj, aslında hepimizin az ya da çok karşılaştığımız soruna ışık tutuyor. Daha çocuk yaşlarda, lise çağlarında Dostoyevski, Nietzsche, Schopenhauer, Sartre gibi heriflerin eserlerini okumak ne büyük bir belaya bulaşmak aslında! Atatürkçülüğün ne olduğunu anlamadan militan Kemalist olmak gibi, Tanrı’yı kavramadan din olgusunu bir şablon gibi kabullenmek gibi, bu iki örneğe benzer nitelikte bir beyin yıkamasına uğruyor körpe zihinler, o zaman hazmedemeyecekleri gıdaları sindirmelerini nasıl bekleriz?

    ibranilere Mektup’ta şu enfes ifade geçer:

    “Katı yiyecek, yetişkinler için, yani duyuları iyi ile kötüyü ayırt etmek üzere alıştırmayla terbiye edilmiş olanlar içindir.” (5/14. ayet)

    Lise 1. sınıfta Edebiyat hocamız Kafka’nın Değişim’ini, Camus’nun Yabancı’sını okutmuştu bizlere... Bu korkunç bir şey! O kitapları anlamak, idrak etmek 16 yaşındaki bir çocuğun harcı olamaz, sadece kaos yaratır zihninde... ertesi sene edebiyat derslerini Ölü Ozanlar Derneği ve Amadeus filmlerini izleterek yapıyordu, her iki filmi de onar kez izlemişizdir ders yılı müddetince. Otoritenin ne olduğunu idrak etmeden özgürlük anlaşılabilir mi? Yaşamı tatmadan ölümü aklına getirir mi insan?

    Schiller 47 yaşında okumuş Aristoteles’i.

    Gençlere kaldıramayacağı yükleri verip onların ezilmesine sebep olmaktan başka bir şey değil midir bu?

    bir dostum, 8. sınıfta okuyan oğlu için geçenlerde “çok meraklı okumaya, kitap düşmüyor elinden, ne verelim bu çocuğa, bana bir liste hazırlasana” dediğinde, “kesinlikle kitap okumasın, benden de uzak dursun, resim yapsın, top oynasın” şeklindeki cevabımı şaka zannetmişti en başta...
    2 ...