başlamadan önce not;bu yazı tek tek bilic-beşiktaş-önder özen-beşiktaş taraftarı-fenerbahçe derbisi ve bilumum başlıklara entry girmekle yorulmayıp,aylardır kafamda olanları tek seferde yazıp rahatlama amacıyla yazılmıştır."kim okuyacak amk o kadar yazıyı"denmemelidir çünkü kendim okumak için yazdım,kafamda dolanıp durması nedeniyle.okuyacak kişinin de olacağını sanmıyorum,bir teknik direktörle ilgili bu kadar yazıyı,ha varsa benim kadar işsizi okusun.
kendisi ultra beceriksiz,ultra basiretsiz,ultra yeteneksiz olduğu halde beşiktaş'lılar dışında da çok seveni vardır.bu adamı
futbol peygamberi gibi gören,112 yıllık beşiktaş'ın bu adam giderse hapı yutacağını söyleyen pek çok fenerbahçeli ve ne yazık ki galatasaraylı görebilirsiniz.bunun nedeni kendisinin ve medyanın üstüne yarattığı,başarısızlığını ve kariyersizliğini örten abuk subuk kılıflar,"rocker,sosyalist,sigara içen,karizma"gibi.gerçek hayatında diğer defolarını böyle kalıplarla örten gs ve fb taraftarlarının da bu adamı can siperane savunması bu sebeple.
kariyerine bakalım bilic'in.hajduk split ve hırvatistan u21'i çalıştırmasının ardından hırvatistan milli takımı'nın başına geçmiş.avrupa'daki çoğu ülkede bulunan istikrar ve altyapıya güvenme saplantısı(bazıları heyecanlanarak he saplantı la masia ahahahaha klopp dortmund simeone diye gelebilir ama kastettiğim altyapıya güvenme ya da iyi bir altyapı eğitimi değil,sırf altyapıdan çıktı diye bazı teknik adam ve futbolcuların hiç hak etmediği görevler alması,çok sıradan bir futbolcu olan thiago alcantara'nın yıllardır en üst seviyede oynaması buna bir örnek,çok isteyen olursa örnekler arttırılabilir)yüzünden hırvatistan milli takımı'na geldiğini söyleyebiliriz.
ne yapmış hırvatistan milli takımı'nda?2008'de almanya-avusturya-polonya grubundan 9 puanla lider çıkmış,türkiye'ye çeyrekte elenmiş.almanya'yı yenmesi gerçekten büyük başarıdır,diğerleri de normal sonuçlar.2010'da dünya kupası'na gidemeyip kovulmuş,1-2 sene boşta gezip lokomotiv moskova'nın başına geçmiş,oradan da kovulmuş,ardından da beşiktaş'ın başına geçmiş.
yani hırvatistan'ın almanya'yı yendiği tek maç dışında bu elemanın ne adam gibi 1 sezon klüp takımı yönetmişliği var,ne tek bir tane başarısı.beşiktaş'ın başına geldiği ilk sezonda da derbilerin hiçbirini kazanamayıp 3.olmuş ki zaten beşiktaş'ın 3.olması eşyanın tabiatı.
fenerbahçe'den aşırı puan farkı yiyen,başkanıyla hocasının dalaşması sonucu devre arası hoca değişikliğine giden,şampiyonlar ligi'nde de 8 maç yapan,türkiye kupası'nda finale kadar giden,devre arasından itibaren drogba'nın hiçbir maçta oynamadığı,alınan 10'a yakın oyuncunun hepsinin fos çıktığı,çok maç oynamış(kendisi o sezon beşiktaş ile yanılmıyorsam bucaspor'a elenip ilk maçta kupa defterini kapadı),klüp içi krizde ve berbat bir futbol oynayan galatasaray'a geçildi.
ancak bu sezon başı bile bilic "süper zeki,müthiş yetenekli,gelecek vadeden,başarıya aç genç hoca"olarak lanse ediliyordu.sebep nedir?sebebe bakmak için pazartesileri ntv spor'u açmanız yeterli.kendisini klübe getiren zeki önder özen ve eski beşiktaş efsanesi metin tekin'i göreceksiniz.bu 2 kişinin(mehmet demirkol genelde durumun farkında ama metin tekin ve önder özen'e aşırı saygı duyduğundan dalaşmak istemiyor,saygı iyidir ama bence mesleğini etkiliyor bu durum) olağanüstü gazlaması ve yaptığı doğru yanlış her hareketi bir futbol keşfi edasıyla pohpohlaması nedeniyle 0 kariyere ve ilk sezonda 0 başarıya sahip bilic bu sezona büyük hoca olarak girdi.
bu sezon başında ise beşiktaş gerçekten muazzam bir oyunla arsenal'e elendi.ligde ise bazı maçlar çok iyiyken,bazı maçlar kötüydü.ancak önder özen-metin tekin ikilisi kötü olan maçlardan sonra bile bilic'in ne kadar doğru yaptığını övmekle,beşiktaş'ın önümüzdeki yıllara ambargo koyacağını anlatmakla meşguldüler.aralık ayında bile ta ağustos'taki arsenal maçına atıfta bulunuluyordu bu programda.beşiktaş'ın tottenham karşısında ilk maçtaki güzel oyunu(ikinci maç o kadar üst düzey oynamadı,akıllı oynadı kanımca) ve partizan gibi şu anda türkiye ligi'nde oynasa ilk 10'a giremeyecek,beşiktaş'ın kadro kalitesi anlamında fersah fersah gerisinde,sasa ilic'in ve yaşları 18-20 arası değişen gençlerin oynadığı takıma karşı alınan 4-0'lık skor abartıldıkça abartıldı.
ocak-şubat başı gibi beşiktaş'ın bariz kötü oynadığı ortadaydı.demba ba eskisi gibi değildi.ancak bunu her dile getiren beşiktaşlı "renkli,sahtekar,1453 kartalı,beyoğlu yosması,hain,sergenci,tüpçü"gibi abuk subuk laflarla susturuldu,dile getiren diğer takım taraftarlarının da zaten beşiktaş'ın kötülüğü için bunu dediği belirtilerek alay edildi,çünkü (kupa ciddiye alınmıyordu)hiçbir hedeften kopmamıştı beşiktaş.
geçtiğimiz perşembe akşamına kadar yeni yetme galatasaray düşmanı beşiktaşlı güruh her commandante'lerini eleştirenlerine ana-avrat küfür nöbetleri geçiriyor,futbolu bilmemekle angutlukla suçluyordu.
balon şişti,şişti ve 4 günde patladı.beşiktaş önce avrupa'dan kendisinden gerçekten güçsüz bir ekibe totalde 5-1 mağlup olarak elendi,ardından da bu sezon gol bile atamadan kaybettiği 3.derbiyle liderlikten indi.
şimdi sayıları azaldı bu bilic yalamalarının.ama hala orda burda bilic eleştirildiğinde,tayyip eleştirisi duyan akp'li edasıyla"yahu tamam da bilic giderse yerine kim gelecek?:)","hepiniz teknik direktörsünüz ya amk"gibi gerçekten beyinsizce argümanlarla savunan bir grup var.kendileri ligin de kaybedilmesini bekliyorlar,lig kaybedilince onlar da çığrından çıkacaklar.
kendisini sadece şu son 2 haftada
1-elinde ersan-atınç gibi 2 stoper varken,sırf sempati duyuyor ve öpücük istemesi popülist beşiktaş seyircisi ve medya tarafından çok şirin bulundu diye necip'i stoper oynattı,bugün emenike'nin aşırı beceriksizliğinden 1 gol kaçarken,brugge maçında 2 gol yendi bu hamleyle
3-demba ba bırakın gol atmayı,takıma tek faydalı harekette bulunmuyorken sırf "demba baaa demba ba"besteleri yapılıyor,sırf kendisi gibi vıcık vıcık bir popülariteye sahip diye demba ba'yı her maç 90 dakika oynattı.
4-mustafa pektemek'i abuk subuk ilk 11'de başlatıp saçmaladı
5-kötü bir kaleci olan ve bursa maçındaki saçma açılması gol olunca açık söyleyeyim kendi kanaatimce yalan söylerek sakatım deyip 1 ay oynamayan,brugge maçı kolay diye kahraman olma fırsatını kaçırmak istemeyen tolga'yı oynattı(tolga da üstte saydığım demba ba ve necip gibi o vıcık vıcık popülaritenin yücelttiği,"tolga zengin adamlığı"gibi sikik sikik tabirlerle ululaştırdığı bir futbolcu olduğu için) tolga brugge maçında sıvadı,fenerbahçe maçında salak salak eline gelen topa kafa atmaya kalkınca,maçın baskısını atlatamayacağını fark ederek yine sakat numarası yaptı,üstüne bir de oyunculu k kattı(ağlamaya çalışsa da gözünden yaş gelmedi)
bu adamın "keşfetti"denilen 2 oyuncu da aylarca forma şansı bulamadı,pedro 2 stoper birden sakatlanınca,opare de ramon sakatlanınca mecburiyetten oynadı ve aylardan bilic'in kenarda oturttuğu bu adamların ne kadar faydalı olduğu ortaya çıktı.
sözün özü;
bilic teknik direktörlük kariyeri hırvatistan'ın almanya'yı yendiği tek maç(grubun ilk maçıydı,almanya'nın telafi şansı vardı) dışında 0 olan,gitar çalma,karizma,yakışıklılık,adamlık,delikanlılık,sosyalistlik gibi popüler kültürün sevdiği şekillerle,20 yılda 3 kez şampiyon olmasını aynı kendisinin hocalık kariyerinin olmamasını kapattığı gibi şerefli ikincilik,seba,beşiktaş kanseri,bir derdim var bin dermana değişmem,hak yenmesi,beşiktaşlı duruşu gibi artık boku çıkarılmış kavramlarla savunan beşiktaş seyircisi ve yönetimiyle muhteşem uyum yakaladığını fark etti,bu hareketinin onu burada tutacağını da.
o yüzden kendisi gibi futbolda hiçbir halt yiyemeyip,futboldışı unsurlarla para kazanmayı iş edinen tolga zengin,necip,demba ba gibi oyuncuları çok seviyor.e başarısızlığını abuk subuk üstte saydığım şeylerle örtmeye çalışan beşiktaş taraftarı da arkasında.
kaleyi demba ba'yı alsa bile "doğru oyun,oyunu okuma,pas yüzdesi,alan daraltma"diyerek kendisi aklayacak önder özen-metin tekin ikilisi arkasında.