türkiye'de demokratik seçimlerle iktidara geldikten sonra demokrasiyi yok etmeye yeltenen ilk başbakandır. sansür sebebiyle bembeyaz çıkan gazeteleri, hükümeti eleştirmek, memleketteki herhangi bir olumsuzluğun haberini yapmak yasak olduğu için yazılmak zorunda kalınan "kurufasulyenin faydaları" yazılarını, milleti birbirine düşümek için kurulan "vatan cephesini", meydanlarda katledilen öğrencileri, içeri atılan muhalifleri, dp milletvekillerine temyizsiz yargı yetkisi veren "tahkikat komisyonu" rezaletini, milli kahramanımız inönü'nün ite köpeğe taşlatılmasını, azınlıkları kovmak için tertip edilen 6-7 eylül olaylarını unutmadık.
keza adnan menderes nam faşistin, gazeteciler, hükümetin işine gelmeyen olayları haber yaptıkları gerekçesiyle içeri atıldıklarında ve iddialarının doğruluğunu ispat hakkı bile tanımadığında (savunma hakkının ırzına geçilmesi) "ispat hakkı" diye dert yandıklarında verdiği cevabı da unutmadık: "ispat hakkı mı ismail hakkı mı?".
sonunda ismail'i ve de hakkı'yı, başkalarından esirgediği hukuk kendisinden de esirgendiğinde iyice tanıdı, öğrendi ama artık çok geçti...