eminem

entry726 galeri
    447.
  1. subjektif entrylerimden birini daha yazmaya geldim yine. kimse okumayacak, takmayacak olsa bile buraya yazmayı seviyorum, rahatlıyorum. * *
    evet marshall, yine moralim bozuk. ne yapsam olmuyor. murphy kanunlarının canı cehenneme. ne yazacağımı da unuttum. ama onun sana sarılmasına izin vermeyeceğim, sarılma ona. sadece bana sarıl, bu ve benzeri gecelerde daha çok istiyorum zaten bunu. keşke gelebilsem yanına. üzülmekten bıktım. aşk kötü bir şey. gerçekten kötü. senin aşkından başkası hep acı verdi. aşkı geç en ufak hoşlantı bile üzdü işte. lanetli miyim neyim. çok sinir oluyorum ona. moralimi bozuyor. ama şimdi düşünüyorum, gelse ister miyim? düne kadar istiyordum ama artık istemiyorum sanırım. olmayacağına canı gönülden inanıyorum. hep bu depresif halde olacakmışım gibi geliyor. onu da istemiyorum, fayda etmez, huzursuz olurum. onu bırakıp başkasını düşüneyim diyorum, olmuyor. istemiyorum. onu da istemiyorum başkasını da. ama bu depresif halden çıkmak istiyorum. bugüne kadar hep birilerine değer erdim, kolayca yapabiliyorum bunu. ama bir şey olduğu yok. vazgeçtiğimde geri dönüşler oldu ama iş işten geçmiş oluyor tabii. hak etmeyenler birini bırakıp anında diğerini bulurken ben neden o birini bulamıyorum. sadece biri ya, biri. hep bir engel çıkıyor, hep bir imkansız, hep bir saçmalık. bazı şeylerin özelken güzel olduğunu düşünüyorum, bütün mutlulukları tek bir kişiyle yaşamak istiyorum. böylesi daha anlamlı geliyor çünkü. ama diğerleri her şeyi değersizleştirip sıradanlaştırıyorlar, her şeyi herkesle yaşayıp sanki ilk defa oluyormuş gibi davranıyorlar. her şeyi kısa zamanda yaşayıp sıkılıyorlar ve sıradakine geçiyorlar. bu saçma geliyor. onlar gerçekten buldukları bu ilgiyi hak ediyorlar mı? etmiyorlar değil mi? neyse konu bu değil. konu o, konu ben. nerede yanlış yaptığımı bilmiyorum. düşündüm şimdi biraz... sanırım fazla erken hoşlanıyorum, fazla kolay kendimi kaptırıyorum. ama başta böyle değildi. tabii hiç karşılığını alamayınca sevilmek istediğim için oluyor sanırım. ... tek konu aşk mı? tek sorun bu mu? tabii ki hayır. burada anlatamayacağım şeyler var. öyle büyük bir sorunum var ki kimsenin elinden bir şey gelmiyor. kimse bir şey yapamıyor, daha da beter olur çünkü. ve bunu kaldıramıyorum. düşünmemeye çalıştıkça daha da moralimi bozuyor. bu sorunun engellenememesinin nedeni birinin olmayışı. ama sorunun kaynağı olan varlık insan olabilseydi böyle olmazdı. işte ondan nefret ediyorum. her şeyi bırakıp gitmek istiyorum. yalnız kalmak istiyorum. hiç bir şeyi düşünmeden sadece yiyip içip uyumak istiyorum. aşırı derecede asosyal olmak istiyorum. ne kadar az insan o kadar az dert. iki kedicik ve bir tane de köpek yeter bana. her şeye yeniden başlamak istiyorum. ama bunun asla gerçekleşemeyeceğini biliyorum. hayat şartlar, para, sevdiklerim ve vicdanım engel. aslında para olsa çok sinirli bir anımda radikal bir kararla diğer her şeyi boşverip gidebilirdim. ama sonrasında geri dönerdim sanırım. saçmalıyorum yine. ama rahatladım gibi. hımm, işte senden isteğim ona sarılmaman. hatta kimseye sarılma, kıskanıyorum yahu. * tamam işte dur, kendime çare buldum. sadece seni düşünüp, seni dinleyeceğim. ve sen duymasan da, okumasan da seninle buradan konuşacağım. evet evet bu işe yarar. bana üzüntü verenlerin şarkılarını da dinlemeyeceğim. metal bile dinler oldum, bu ben olamam, metalden iğreniyordum değil mi? evet. sadece seni dinleyeceğim. kendime küçük bir iyilik, bir mola. kızlar uyumuş olmasaydı bir beautiful dinlerdim. hayır kulaklıkla dinlemek istemiyorum, canımı yakıyor çünkü, gidip yeni ve iyi bir tane almalıyım. neyse, seni çok seviyorum ya. çok yakında sana sarılacağım, kemiklerini kırmak istercesine sıkı hem de. ... çok iyiyim şimdi, can sıkıntım geçti. tişikkirlir iminim.
    4 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük