çok iyi bir tarihçi olmakla birlikte tarihi okuma şekli göz önüne alındığında sadece ilber hocayı okuyarak tarihe geniş bir perspektiften bakmanın zor olacağı görülebilir. ilber hoca daha çok kültürel ögelere (din, milliyet gibi) yoğunlaşır. zaten kendisinin de "sadece benim kitaplarımı okusanız yeter" demeyeceğinden eminim.
bir de fikirler uyuşmayınca böyle adamları yerin dibine sokmaktan, uyuşunca da göklere çıkarmaktan vazgeçmemiz lazım artık. ilber hoca da halil inalcık da bu işin ilmini bilen, çok okumuş, çok araştırmış insanlar. ama bu adamların alanı tarih. doğal bilimler değil. o yüzden elbetteki "su nşa 100 santigrat derecede kaynar" tarzı herkes tarafından doğrulanabilecek tezler ileri sürmesi beklenemez. sosyal bilimlerde objektiflik, bir safsatadır daha çok. objektif kalınması beklenemez. ancak önemli olan, gerçekleri apaçık bir şekilde çarpıtmamaktır ve çürütülmesi mümkün olmayan önermeler ortaya atmamaktır. mesela "das kapitali cinniler yazdırdı" gibi. bu konuda ilber hocanın genel olarak başarılı olduğunu düşünüyorum.