sabah uzak diyarlardan* gelmişsinizdir. eski tren garının olduğu yerde inersiniz dolmuştan. sırtınızdaki yüke bakmadan dolanırsınız mis gibi boyoz bulmak, evdekilere çifte süpriz yapmak için. hiç de zor olmaz zaten bulmak,hemen orda belediyenin karşısında bulursunuz en az 2 tane. sonra aksoy zaten iki adımlık yer uçarak gidersiniz evinize.evde güzel bir süprizle yaparsınız kahvaltınızı ailenizle. akşama doğru dışarı çıkar buluşursunuz arkadaşlarınızla. yavaş yavaş süzülürsünüz sahile, ama önce sahilin karşısındaki mekanınızdan bol bol midye alırsınız tabi isteğe göre marriachi yada bildiğin fıçı efes. sonra, sonrası oturur eşsiz manzaraya karşı hem içer hem sohbet edersiniz. tadını çıkartırsınız, çünkü bilirsiniz ki bir dahaki sefer hangi tatile denk gelir allah bilir. siz sohbete devam ederken arada teyze* gelir alır boş şişeleri siz devam edersiniz. sonra gecenin tatlılığında dönersiniz evinize.
işte budur benim için karşıyaka. her ne kadar karşıyakalı olunmaz doğulur deseler de, siz öyle hissettikten sonra ne önemi vardır ki kafa kağıdında manisa yazmasının. çarşı hisseden herkese çarşı, kordon yazın herkese piknik yeri, bostanlı tansaş herkese basketten sonra soluklanma mekanı,dnr iskele önü herkese ilk sevglisiyle buluşma yeri...