kullanmak için Twitter ve facebook'tan daha az beyin gerektiren sosyal medya uygulaması.
Şöyle ki,
facebook'ta ayarlamanız gereken onlarca bilgi, fotoğraf bölgesi, arkadaş ekleme detayları vs saçma sapan detaylar var. nerde doğdun? nerde okudun? naptın? nettin? bilmem kapak fotoğrafına ne koyalım, arkadaş olarak mı ekleyim, yok sadece takip mi edelim vs vs. kısaca çok detay = çok beyin gücü
twitter'da durum daha karışık. Takip etme, retweet'leme, hashtag vs. ki zaten paylaşacağin şeylerin yazı odaklı olması ve kendini ifade etmeye dayanması zaten çokça beyin gücüne elveda demek. ayrıca hadi hepsini geçtin "ben sadece okiycam aga" dedin, açtın bi tane. kazara takip ettin bi 50 kişi, ilk günden ana sayfaya girince okuyacağın 100 tweet'in 65'i fikir beyan eden minimum 45 karakterli yazılar olacak. kişi başı 40 veya 140 karakter de olsa bu alt alta bir sürü yazı demek. çok çok beyin gücü bu okumak falan.
ama instagram öyle mi?
instagram, küçükken kitap okuma alışkanlığı edindirilmeye çalışılan çocuğu, içinde daha çok resim olan kitaptan başlatmak gibi, her gün daha az komplike, daha az kendini ifade gerektiren, bakıldığında pek beyin yormayan direk konuya giren fotoğraflar. üyelik için gereken çok az detay. beyin bedava, gir hemen yediğin dolmanın fotoğrafını çek, ortama uyum sağladın kardeş.
ayrıca hava atmak çok daha basit, yani beyin gerektirmeyen eylemlerin kitlesi için çok daha uygun,
sonuç olarak,
o yüzdendir ki instagram'ın popülartesi böyle artmakta dostlar,
pazarlamalar git gide bu siteye yönelmekte,
twitter'da hiç bişey yazmayan ve sadece retweet yapan mervesu, instagram'da fenomen olmakta.
çünkü hepimizin o son midpoint buluşmasını görmesi gerekiyordu, teşekkürler mervesu.