kuran ı kerim

entry2267 galeri
    392.
  1. Saffat Suresi türkçe meali;

    1, 2, 3, 4. Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

    5. O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Doğuların da (Batıların da) Rabbidir.

    6. Biz en yakın göğü zinetlerle, yıldızlarla donattık.

    7. Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.

    8, 9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

    10. Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

    11. (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: "Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı? Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık.

    12. Hayır, sen (onların haline) şaştın onlar ise alay ediyorlar.

    13. Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.

    14. Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.

    15. (Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."

    16. "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

    17. "Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"

    18. De ki: "Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz)."

    19. O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

    20. Şöyle diyecekler: "Vay başımıza gelene! Bu beklenen ceza günüdür."

    21. Onlara, "işte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür" denilir.

    22, 23, 24. Allah meleklere şöyle emreder: "Zulmedenleri, eşlerini ve Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarını toplayın, onları cehennemin yoluna koyun ve onları tutuklayın. Çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.

    25. Onlara, "Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?" denir.

    26. Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.

    27. Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).

    28. Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."

    29. Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."

    30. "Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."

    31. "Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."

    32. "Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."

    33. Artık onlar o gün azapta ortaktırlar

    34. işte biz suçlulara böyle yaparız.

    35. Çünkü onlar, kendilerine, "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur" denildiği zaman inanmayıp büyüklük taslıyorlardı.

    36. "Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

    37. Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir.

    38. Şüphesiz siz mutlaka elem dolu azabı tadacaksınız.

    39. Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

    40. Ancak Allah'ın halis kulları başka.

    41, 42. işte onlar için belli bir rızık, meyveler vardır. Onlar ikram gören kimselerdir.

    43. Onlar Naim cennetlerindedirler.

    44. Koltuklar üzerinde karşılıklı olarak otururlar.

    45, 46. Onların etrafında cennet pınarından doldurulmuş, berrak ve içenlere lezzet veren kadehler dolaştırılır.

    47. Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

    48. Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.

    49. Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.

    50. Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
    1 ...